Aybars Tekcan
  • Anasayfa
  • Özgeçmişim
  • Ameliyatlarım
  • Tedavi Süreci
  • İletişim
Randevu Al

Yaptığım Ameliyatlar

  • Diz Protezi

  • Yarım Diz Protezi

  • Kalça Protezi

  • Omuz Artroskopisi

  • Ön Çapraz Bağ

  • Menisküs Onarımı

  • Omuz Protezi

  • Kırık Cerrahisi

  • Patelle Çıkığı

  • Diz Koruma - Distal Femoral Osteotomi

  • Diz Koruma - Yüksek Tibial Osteotomi

  • Kıkırdak Sorunları(Mozaikplasti)

Diz Protez Ameliyatı Nedir?
Kıkırdak doku eklemin kayganlığını sağlayan ve yük yaşıyan sağlam dokudur. Bu dokunun yıpranmasına osteoartrit ya da artroz denir. Halk arasında kireçleme olarak bilinir. Kıkırdağın yıpranan eklem yüzeylerine kesiler uygulanarak metal yüzeyler yerleştirilir. İki metalik yüzey arasına polietilen parça konularak yapay bir eklem elde edilir. Bu metalik yüzeylerden eklem yapılmasına diz protez ameliyatı denilmektedir.

Diz protez ameliyatı ne yaparak ağrıyı azaltır?
Diz protez ameliyatı ile temelde iki önemli değişiklik yapar. Birincisi yıpranan kıkırdak dokunun yerine kemik üzerine metalik yüzey konularak kemiğin değer kemiğe sürtünmesine engel olur. İkinci olarak eğrilmiş basma doğrultusunu düzelterek daha doğru yüklenme oluşmasını sağlar.



Diz Protezi Hangi Hastalar için Uygundur?
İleri derecede osteoartriti bulunan hastalar için uygun bir yöntemdir. Genellikle bu hastalar ameliyat dışı yöntemler olan fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon ve ilaç kullanımını denemiş ve artık yanıt alamadıklarını gören hastalardır.

Diz Protezinde Yaş Sınırı Bulunmakta mıdır?
Protez cerrahilerinde amaç 60 ile 80 yaş grubu arasındaki hastalara uygulanmasıdır. Fakat bunların istisnaları bulunmaktadır. 50-60 yas grubunda olup ileri derecede kreçlemesi olan hastalara bu ameliyat uygulanabilir. Daha genç dönemdeki hastalara eklem koruyucu cerrahiler (osteotomiler) yada yarım diz protezi (unikondüler diz protezi) uygulanması daha uygun olacaktır. 80 yaş üzerindeki hastalar eğer sağlık durumu uygun ise bu cerrahi yapılabilir.

Diz Protezi Sonrası Beklenti Ne Olmalı ?
Diz protezi sonrasında eklem hareket açıklığının 110 derece olduğu, günlük aktivitelerini yapabilen, ağrısı eskiye göre oldukça azalmış bir diz hedeflenir. Bağdaş kurmak, bacağına altına alarak oturmak yada namaz kılmak bir çok hastada mümkün olmamaktadır. Diz protezi sonrasında ağır spor yapmak uygun değildir. Araba kullanmak sorun oluşturmaz.

Ameliyat Sırası ve Sonrasındaki Süreç Nasıldır ?
Ameliyatın süresi 1-1.5 saattir. Genellikle epidural(belden yapılan) anestezi uygulanır. Böylece hasta hem uyutulmaz hem de yerleştirilen bir katater vasıtası ile 3 gün boyunca ilaç verilerek ağrı kontrolü sağlanır. Ertesi gün hasta bir yürüteç vasıtası ile ayağa kaldırılır ve diz egzersizleri başlanır. Hastanede kalış süresi 3-5 gün arasındadır. Ameliyatın 20. günü dikişler alınır. Kişiye göre değişmek ile birlikte yürüteç ihtiyacı yaklaşık 1 aydır. Daha sonra hasta yardımsız yürüyebilir.

Ameliyat sonrasında hasta ne kadar yatar?
Hasta ameliyatın ertesi gün ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yürümeye başlar. Taburcu olur iken hastane kolidorunu yürüyecek duruma gelir. Hasta taburcu olduktan sonra yardımla da olsa tuvalete gider. İlk 3 hafta egzersizlerini tarif edildiği gibi yapar ve 3 saatte bir ev içinde yürür.

Ameliyat sonrasında ağrıları ne kadar devam eder?
Ameliyatın 6. ayına kadar ağrılar olabilir fakat ağrılar giderek azalır. İlk 3 hafta ağrı daha yoğundur. 3. Hafta sonrasında azalma eğilimine girer.

Hastalar mutlaka fizik tedavi almalı mı?
İlk 2 hafta benim tarafımdan egzersizler siz tarif edilir. 2 haftalık aralar ile poliklinikte sizi takip ediyorum. Eğer hedeflere ulaşamıyorsak o zaman fizik tedaviye başlamanızı öneriyorum.

Ameliyat Sonrası Hangi Sorunlar Görülebilir ?
En önemli sorun kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak bacaktaki toplar damarların kan pıhtısı ile tıkanmasıdır(derin ven trombozu). Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan hemen sonra kanı sulandırıcı ilaç başlanır ve ameliyattan sonra 2. ayına kadar devam edilir. Hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak ve diz egzersizi başlamak bu komplikasyonu önler. Diğer bir problem ise enfeksiyondur. Her cerrahi girişim için enfeksiyon bir risk oluştursa da protez ameliyatlarında enfeksiyon daha önemlidir. Çünkü enfekte olmuş diz protezinin tedavisi iki aşamalı ameliyatı gerektirmektedir. Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan önce ve sonra antibiotikler ile koruma sağlanmaktatır. Nadir görülen diğer sorunlar ise protez parçaların aşınması ve kırılması, protez etrafında kırıkların oluşması, damar ve sinir yaralanmaları oluşmasıdır.

Hastaların psikolojik yapıları ameliyat sonrasında etkilenir mi?
Ortopedik ameliyatlar hastaların psikolojik yapılarını zorlar. Yürüyememek, kendi ihtiyaçlarını karşılayamamak ve hareketler ile oluşan ağrı en önemli nedenlerdendir. Hastanın kas gücünü kazanmak ve hareketlerini arttırmak için gayret göstermeye ihtiyacı vardır. Bu aşamada psikolojisi zorlanır ve iyileşmesi daha güç olmaktadır.

Ameliyat sonrasında kontroller ne sıklıkla yapılmaktadır?
Hastaları 3., 6. Ve 10. Haftalarda kontrol ediyorum. Sonrasında şikayetleri varsa poliklinikte görüşüyoruz.

Şehir dışından yada yurt dışından gelen hasta ne zaman dönüş yapabilir?
En az 4 ile 6 hafta arasında kalmaları önerilmektedir.

Ameliyat Fiyatları Nedir ?
Bu ameliyatların fiyatı kullanılan malzemeye göre ve hastaneye göre değişir.
Yarım Diz Protezi Nedir?
Diz eklemi uyluk kemiği (femur), baldır kemiği (tibia) ve diz kapağı kemiği (patella) arasında oluşan bir eklemdir ve 3 bölümden oluşur. Bunlar iç ve dış kompartmanlar ile diz kapağı kemiği (patella) ile uyluk kemiği (femur) arasında oluşan patellofemoral eklemdir. Bu üç kompartmandan birinde artroz (kireçleme) oluştuysa, diz ekleminin tek bölümüne konulan protezlere yarım diz protezi denir.



Total (tam) diz protezleri ile arasındaki fark nedir?
Tam diz protezinde diz ekleminin 3 bölümünün en az 2’sine metalik implant konur. Bununla birlikte çapraz bağlar alınarak yapılan bir cerrahi işlemdir. Yarım diz protezlerinde sadece iç yada dış eklem yüzü değiştirilir. Çapraz bağlar korunur. Böylece daha az kemik kaybı oluşur ve bağlar korunduğu için eklem hareketleri daha fizyolojiktir.

Kimlere Uygulanır?
35-65 yaş aralığında dizinde artroz(kireçleme) başlayan hastaları tedavi etmek oldukça zordur. Çünkü bu hastalara total (tam) protez yapmak için çok erkendir. Protez yıprandığında tekrar değiştirmek zorunda kalınacaktır. Bu yaş aralığında olup sadece tek bir eklem yüzeyinde (iç yada dış komparman) artrozu (kireçleme) bulunan hastalar için idealdir. Bu cerrahi işlemde başarı hasta seçimine bağlıdır.

İyileşme Süreci Nasıldır?
Tam protezlere göre daha hızlı bir iyileşme olmaktadır. Bunun nedeni daha az kesi, daha az kemik kaybı ve bağların korunmasıdır. İlk 2 hafta koltuk değneği ile üzerine tama yakın yük verilerek yürütülür. Diz hareketleri ameliyattan hemen sonra başlanır. 2 hafta sonrasında yardımsız tam yüklenme ile yürümesi önerilir.
Kalça Protezi Ameliyatı ile ne yapılır?
Kalça eklemindeki kıkırdak dokunun ileri derecede yıpranması sonucunda yıpranan bu yüzeylerin uygun kesiler kullanılarak metal parçalar ile değiştirilmesi ve ara yüzeyler kullanılarak yapay bir eklem elde edilmesi işlemidir.



Kalça Protezi Hangi Hastalar İçin Uygundur?
Kalça eklemindeki yıpranmanın çeşitli nedenleri vardır. Osteoartrit(kireçleme), kalça kırığı, travmatik yada doğumsal kalça çıkıkları, kalçanın damarlanma bozukları (avasküler nekroz) ve romatizmal hastalıklara bağlı kalça ekleminin bozulması en sık görülen nedenler arasındadır. Bu hastalıklara bağlı ileri derecede eklem yıpranması olan ve ameliyatsız tedavi yöntemlerinden yarar görmeyen tüm hastalar için yüz güldürücü bir yöntemdir.

Yaş Sınırı Var mıdır?
Kalça protezleri iskelet sistemi erişkin döneme gelmiş (18 yaş üzeri) her hasta için uygundur. İdeal yaş grubu 60-80 yaş arasındadır. Fakat doğumsal kalça çıkığına veya avasküler nekroza bağlı genç yaşta kalça eklem bozulması olan hastalarda genç yaşta uygulanabilmektedir. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ile kalça protezlerinin ömürleri 20 yılın üzerindedir.

Gelişmeler Nelerdir?
İlk kalça protezleri kemiğe ancak bir dogu maddesi olan kemik çimentosu ile yerleştirilebilmekteydi. Kullanılan ara yüzeyler ise plastik(polietilen) bir yüzey idi. Polietilen ara yüzey yapılan hareketler ile hem hızlı aşınmakta hem de çimentoyla protez arasında kolay gevşeme oluşmasını sağlamaktaydı. Bunun sonucunda protez ömürleri kısalmaktaydı. Teknolojik ilerlemeler sonucunda çimentosuz yerleştirilebilen protezler geliştirilmiştir. Protez üzerindeki yüzey özel bir medde ile kaplanarak protez üzerine kemik kaplanmasını sağlamaktadır. Bununla birlikte metal-polietilen, seramik-polietilen ve seramik-seramik ara yüzeyler geliştirilmiştir. Bu ara yüzeylerin aşınmaya uğramaları daha zordur. Her iki gelişme protez gevşemelerini en aza indirgemiş ve protez ömürünü 20 yılın üzerine çıkarmıştır. Yeni protez dizaynları sayesinde eskiyen protezler çıkarılıp yeni protezlerin sorunsuz yerleştirilmesine imkan vermektedir. Bu nedenle genç yaşlarda kalça ekleminde oluşan yıpranmalarda kalça protezi uygulanabilmektedir. Kemik çimentosu kemik kalitesi iyi olamayan hastalarda halen kullanılmaktadır.

Kalça Protezi Sonrası Beklenti Ne olmalıdır?
Kalça protezi sonrasında hastaların ağrılarının tamamına yakını geçer. Hastalar gündelik yaşantılarını rahatlıkla dönebilirler. Ağır işler ve yüksek performans gerektiren sporlar uygun değildir. Hasta rahatlıkla merdiven inip çıkar, araç kullanabilir. Yüzme , yürüyüş, egzersiz bisikleri kullanabilir. Kalça protezinin yerinden çıkmaması için hastanın bazı önerilere dikkat etmesi gerekmektedir.

Ameliyat Süreci Nasıldır?
Ameliyatın süresi 1.5-2 saattir. Belden (epidural) uyuşturma ile yapılması standart yöntemdir ve oldukça konforludur. Epidural anestezi hasta hem genel anestezik ilaçların olumsuzluklarından korunur hem de yerleştirilen katater ile ameliyat sonrasında ağrı kontrolu kolaylıkla sağlanır. Hasta ertesi gün yürüteç vasıtası ile ayağa kaldırılır ve yürütülür. Kişiden kişiye değişmek ile birlikte yürütece 1 ay kadar ihtiyacı olacaktır. Hastanede kalış süresi 3-5 gündür. Dikişlerin alınması ameliyattan sonra 20. günde alınır.

Protez Sonrası Hangi Rahatsızlıklar Oluşabilir?
En önemli sorun kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak bacaktaki toplar damarların kan pıhtısı ile tıkanmasıdır (derin ven trombozu). Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan hemen sonra kanı sulandırıcı ilaç başlanır ve ameliyattan sonra 2 aya kadar devam edilir. Hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak ve diz egzersizi başlamak bu komplikasyonu önler. Diğer bir problem ise enfeksiyondur. Her cerrahi girişim için enfeksiyon bir risk oluştursa da protez ameliyatlarında enfeksiyon daha önemlidir. Çünkü enfekte olmuş kalça protezinin tedavisi iki aşamalı ameliyatı gerektirmektedir. Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan önce ve sonra antibiotikler ile koruma sağlanmaktatır. Nadir görülen diğer sorunlar ise protez parçaların aşınması ve kırılması, protez etrafında kırıkların oluşması, damar ve sinir yaralanmaları oluşmasıdır.

Kalça protezleri ile kısalan bacak uzatılabilir mi?
Kalça kireçlemesine bağlı olarak bacak boyunda kısalma bir çok hastada görülmektedir. Protezin yerleştirilmesi ile boy farkı telafi olacaktır. 3-4 cm’e kadar bacak boyu uzatılabilir. Fazla uzatılır ise sinirde gerilmeye bağlı olarak ayak hareketlerinde azalma ve yürüyüşte değişiklik olabilir. Ameliyat öncesinde bacak boyu eşit olan hastanın bacak boyunda uzama meydana gelir mi? Ameliyat sonrasında bacak boyunu bire bir eşitlemek her zaman mümkün değildir. 1cm’de az olmak üzere eşitsizlik olabilir.

Kalça Protezleri Arasında Kalite Farkı Var mıdır?
Her şeyde olduğu gibi protezlerin malzeme kalitesi ve dizayn özellikleri kalitede farklılık yaratmaktadır. Bu fark protez ameliyatı sonuçlarını olumsuz etkileyebilir. Ülkemizde protez malzemeleri üretilmektedir.

Ameliyat Fiyatları Nedir?
Bu ameliyatın fiyatı kullanılan malzemeye ve yapıldığı hastaneye göre değişmektedir.
Omuz Artroskopisi:
Omuz Artroskopi yöntemi; ortopedik cerrahilerın eklemi görme, tanı koyma ve tedavi etmek için kullandıkları bir cerrahi yöntemi genel adıdır. Artroskopinin anlamı eklemi gözlemektir. Toplumumuzda eklemlerin kapalı ameliyat olarak biliniyor. Ekleme küçük kesiler vasıtası ile ulaşılır. Buradan gönderilen kamera yardımıyla görüntü monitöre aktarılır. Cerrah eklemi ayrıntılı şekilde görür. Bu ameliyatlar için özel üretilmiş küçük ve ince aletler diğer kesi yerlerinden ekleme gönderilerek cerrahi işlem yapılır. Küçük kesiler kullanılarak yapıldığından, eklem açılmadığından hastalar normal hayatlarına daha kısa sürede dönerler. Her geçen yıl yeni aletler kullanıma girdiğinden teknolojik gelişmelere açık bir ameliyat şeklidir.



Omuz Artroskopi Yöntemi Ne Zaman Önerilir?
Omuz ekleminde ağrı ve fonksiyon kaybı olduğunda öncelikle ameliyat dışı yöntemler ile tedavi edilmeye çalışılır. Eğer ameliyat dışı yöntemler başarısız olur ise omuz artroskopisi önerilebilir. Ameliyat dışı yöntemler arasında ilaç kullanımı, soğuk uygulama, fizik tedavi ve omuz içine yapılan enjeksiyonlar bulunmaktadır. Darbe sonucu yaralanma, aşırı kullanım, yaşa bağlı aşınma ve yırtılma gibi nedenlerle oluşan çok fazla omuz sorunu bulunmaktadır. Omuz artroskopisi ile yıpranmış yada yaralanmış olan labrum, eklem kapsülü, rotator kılıf sorunları tamir edilebilir.

Omuz Artroskopisi ile hangi hastalıklar tedavi edilebilir?
Rotator kılıf yırtılması
Labrum doku yırtılması (SLAP lezyonu)
Tekrarlayan omuz çıkıkları (Bankart ve HAGL lezyonu)
Omuz sıkışması (impingement sendromu)
Donuk Omuz (frozen shoulder)

Omuz Artrokopi Yöntemi Öncesi Neler Yapılır?
Hasta ameliyat olamaya karar verdikten sonra doktor ile birlikte ameliyat gününe karar verilir. Öncelikle kan tetkikleri , kalp grafisi ve gerekir ise akciğer röntgeni çekilir. Anestezi uzmanı hastayı değerlendirir. Ameliyata engel durumu yok ise cerrahi planlanır. Hastanın mevcut bir hastalığı varsa bilinmesi gerekir. Ciddi riskler olduğunda cerrahi yerine ameliyat dışı yöntemler tercih edilir. Omuz artroskopisi için iki farklı anestezi yöntemi bulunmaktadır. Sinir bloğu yapılarak kol uyuşturulabilir yada genel anestezi ile hasta uyutulabilir. Genellikle bu ameliyatlarda genel anestezi tercih ediyoruz.

Omuz Artroskopi Yöntemi Sonrasında Nasıl Takip Edilir?
Hastanın kolu ameliyathaneden çıkışta kol askısına alınır ve hasta geceyi hastanede geçirir. Ağrı kontrolu sağlanır. Ertesi gün hasta taburcu edilir. Yapılan işleme göre hareketler gösterilir. 1 hafta boyunca ağrıya bağlı şikayetler olabilir. Yapılan cerrahinin boyutuna göre uzaya da bilir. Bu sürede soğuk uygulama ağrıyı ve şişliği azaltmada çok faydası olacaktır. Her ne kadar kesiler küçük olsa da iyileşme hastalar sürecektir. Bu sürede kesi yerleri ıslatılmadan banyo yapılabilir. Yaralar 10-14 gün arasında iyileşmiş olacaktır.

Omuz artroskopi Yöntemi Sonrasında Fizik Tedavi Gerekli midir?
Rehabilitasyon çok önemli bir rol oynuyor. Hastalara gerekli hareketleri yapması söylenerek fizik tedavi ihtiyaçlarını en aza indirgemeye çalışıyoruz. Bazı cerrahiler sonrasında hareketleri fizyoterapist eşliğinde yapılması gerebilir. Omuz etrafındaki kasları güçlendirmek , eklem hareketlerini arttırmak günlük hayata geri dönüşünü sağlamak için gereklidir.

Omuz Artroskopi Yöntemi Sonrasında Ciddi Bir Sorun Görülebilir mi?
Omuz artroskopisi ile ciddi bir sorun görmüyoruz. Nadir de olsa görülebilen komplikasyonlar arasında eklem enfeksiyonu, eklem içi kanama ve damar-sinir yaralanmasıdır. Bu sorunlar da tedavi edilebilir.

Omuz Artroskopi Yöntemi Uzun Dönem Sonuçları Nasıldır?
Bu durum hastalığın ne olduğuna ve yapılan ameliyata bağlıdır. Eğer küçük bir yırtık mevcut ise iyileşme sürece kısadır. Fakat hastalık uzun süreden beri varsa ve yapılan işlem büyük ise uzun süre alacaktır. Kesiler küçük ama yapılan işlem büyük olabilir. Onarım yapıldığında bir iyileşme oluşması beklenir. İyileşme kalitesi kişiye göre farklılık gösterebilmektedir.

Omuzda Rotator Manşet Yırtığı Nedir?
Omuzun geniş hareket etmesi sağlayan 4 farklı kastan oluşan (Rotator manşet) ve koruyucu kemik yapı(acromion) altından gelip tendonlaşarak kemiğe yapışan kas grubudur.

Omuz yırtığı nasıl oluşur?
Tedavi edilmeyen sıkışmalar sonucunda(kronik) yada travma sonucunda (akut) yırtılabilir.

Omuz yırtığı hangi yaş gruplarında görülür?
Aşırı kullanım ve travmaya bağlı yırtıklar genellikle sportif yaralanmalarda oluşur ve genellikle genç hastalarda görülür. Yaşlanma ile omuz kası içindeki yağ oranı artar. Tendondaki yağlana uzun süreli sıkışma ile daha kolay yırtık oluşmasına neden oluşmasına neden olur. 45 yaş sonrasında daha sık görülür, 70 yaş sonrasında neredeyse her kişide olabilir.

Omuz yırtığının belirtileri nelerdir?
Omuz sıkışma bulgularına ek olarak gece ağrıları eklenir ve kas gücü kaybı görülür. Hasta kolunu yana ve yukarı kaldırmakta güçlük çeker. Özellikle geceleri şiddetli ağrı olur. Hastalar genellikle omuz üzerine yatmakta güçlük çekerler.

Omuz yırtığı teşhisi nasıl konur?
Fizik muayene bulguları ile büyük ölçüde tanı konur. Bu hastalardan MR istenerek yırtığı boyutu, kasın ne kadar geride olduğu, kasın kalitesi (yağ oranı fazla mı?) hakkında bilgi alınır.

Omuz yırtığının kaç tipi bulunmaktadır? Yırtığın boyut var mıdır? Bunların tedaviye etkisi var mıdır?
Daha önce bahsettiğimiz gibi bu kas grubu 4 adet farklı kastan oluşuyor. Bunlardan hangisinin veya hangilerinin yırtıldığı önemlidir. Her kas yırtığına göre hastanın şikayetleri ve fizik muayene bulguları değişecektir. Omuz kasın yırtıldıktan sonra geriye ne kadar kaçtığı çok önemsenen bir noktadır. Cerrahi yöntem bu göre belirlenir ve tedavinin başarısı konusunda ön bilgi verir. Kasın geriye çok kaçan hastalarda kapalı ameliyat yapılamayabilir ve kas tam yerine getirilemeyebilir. Bu faktörler hastanın ameliyat sonrasında hareket kabiliyetini ve gücünü etkileyecektir. Omuz kası yarım yada tam olarak yırtılabilir. Bu ayrım da tedavi seçeneklerin değiştirecektir. Yarım yırtıklarda kas çok incelmemiş ise ameliyatsız yöntemler tercih edilebilir. Çok incelmiş olan ama tam kopmamış omuz yırtığının tam yırtık gibi kabul edilip onarılması gereklidir.

Omuz yırtığı nasıl tedavi edilir?
Omuz yırtığı ameliyat ile tedavi edilir. Bu yırtığı kendiliğinden iyileşme yetisi yoktur. Genellikle kemiğe yapışma yerinden koptuğundan tekrar koptuğu yer ile temas edemez ve giderek ayrılır ve geriye kaçar. Bu nedenle ameliyat edilerek tekrar koptuğu yere dikmek gerekir.

Omuz kapalı ameliyatı nasıl yapılır?
Omuz eklemine 2 yada 3 küçük delik açılarak girilir. Özel aletler ve dikişler kullanılarak omuz kas yırtığı kemikten koptuğu yere tekrar dikilir.

Omuz kapalı ameliyatı ne kadar sürer?
Yırtığın boyutu ile ilgili olmakla birlikte 1-1.5 saat sürer. Omuz Yırtığı ameliyatı sonrasında rehabilitasyon nasıl yapılır? Kol askısı yaklaşık 4 hafta kullanılır. Ameliyat sonrasında harekete hemen başlanır. Yırtığı boyutuna ve ameliyat içindeki bulgulara göre hareketler planlanır.
Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları
Ön çapraz bağ, diz içinde üstteki kemikten(femur) alttaki kemiğe(tibia) arkadan öne ve dıştan içe doğru uzanan yaklaşık 31-38mm’lik bir bağdır.



Ön Çapraz Bağ Fonksiyonu Nedir?
Dizin dışa-içe doğru kaymasını engeller, dıştan ve içten gelen kuvvetlere karşı koyar, ani durmada dizin öne gitmesini engeller. Aynı zamanda ön çapraz bağ derin duyu lifleri taşır. Dize farklı yönlerden kuvvet geldiğinde bunu hissedilerek dengeleme imkanı verir.

Ön Çapraz Bağ Hangi Mekanizmalar ile Kopar?
Genellikle kontak sporlar (futbol ,basketbol) sırasında ve ayak sabit iken dışa dönme hareketi sırasında yaralanır. Ya da diz bükük iken gelen darbeler sonucunda oluşur. Spor yaralanmaları dışında trafik kazası ya da yüksekten düşme gibi travmalar ile de oluşabilir. Bireysel yapılan sporlar içinde ise en sık olarak kayak esnasında yaralanır.

Belirtileri Nelerdir?
Yaralanma sırasında ses duyulabilir. Şiddetli şişlik eşlik eder. Hareketler kısıtlı ve ağrılıdır. Diz içindeki sıvı kan içerikli sıvıdır. Maç esnasında oldu ise hasta ma devam edemez. Akut evre geçtikten sonra dizde boşalma ve güvensizlik hissi duyulur. Yaralanma esnasında menisküs yırtıkları ve kıkırdak yaralanmaları eşlik edebilir.

Tanı Nasıl Konur?
Yaralanmanın yeni olduğu dizlerde tanıyı koymak şişlik ve ağrının fazla olması nedeniyle zordur. Bu nedenle gerekli tedavileri yaptıktan yaklaşık 10 gün sonra tekrar muayene etmek gerekebilir. Yaralanmanın oluş mekanizması ve fizik muayene büyük oranda tanının konulmasını sağlar. Direk grafi yaralanma sırasında kırığın olup olmadığı araştırılır. MR ile birlikte bağın durumu ve ek yaralanmaların olup olmadığı araştırılır.

Tedavi Nasıl Gerçekleştirilir?
Öncelikle bilinmesi gereken bu bağın kendiliğinden iyileşemeyeceğidir. Tedavisi mutlaka cerrahidir. Cerrahi esnada bu bağ onarılarak uç uca dikilmez. Alttaki ve üstteki kemiğe uygun tüneller açılarak bağ yerine geçecek tendon bağın orjinal yerleşimine uygun olacak biçimde yerleştirilip sabitlenir. Bağ yerine geçecek olan tendon hastanın vücüdundan alınabileceği gibi insan kaynaklı (kadavradan alınan) tendon da kullanılabilir. Bu tendon dizin iç yanından alınabileceği gibi dizin ön tarafından hazırlanan kemikli bir parça da kullanılabilir. Tedavide kullanılan tendonun tipine ve bu tendonun tespitinde kullanılan materyallere göre cerrahi tipler değişmektedir. Her yöntemin birbirine üstünlüğü bulunmaktadır. Hastaya göre seçim yapılır.

Hangi Hastaya Cerrahi işlem Önerilir?
Hasta sedanter yaşayan ve spor yapma amacı bulunmayan bir hasta ise diz çevresi kaslar güçlendirilerek ön çapraz bağa olan ihtiyaç azaltılır. Böylece hasta normal hayatına döner. Hasta kontak sporlar dediğimiz futbol, basketbol,tenis gibi sporlar yapamaz fakat düz koşu yapabilir. Eğer hasta spor yapmak istiyor ise ya da profesyonel olarak spor yapıyor ise hastaya mutlaka cerrahi önerilmelidir. Ön çapraz bağı olmayan hasta spor yapmaya devam ederse dizinde yeni yaralanmaların olması yüksek ihtimaldir.

Ön çapraz bağ kopan bir hasta ameliyat olmaz ise ne gibi sorun yaşar?
Uzun süreli ön çapraz bağın olmaması hastada menisküs yırtığı oluşmasına neden olabilir.

Ameliyatın Hedefi Nedir?
Hastadaki güvensizlik hissinin ve buna bağlı olan ağrının giderilmesi sağlanır. Hedef hastanın tekrar spora dönmesidir. Bununla birlikte ön çapraz bağ haricinde başka bir yaralanma (kıkırdak hasarı-menisküs yırtığı) varsa bunların tedavisi yapılır.

Ameliyat Sonrası Dönem Nasıldır?
Hastanede kalış süresi 1 gecedir. Hastaya 90 dereceye kadar hareket imkanı hemen sağlanır. 6 haftadan sonra tam yük vererek yürümesine izin verilir. Düz koşuya 3. ayda başlanırken spora dönüş 6 aydır. Rehabilitasyon program hastaya, kullanılan tendon ve tesbit materyallerine göre değişiklik gösterebilir.

Ön çapraz bağ ameliyatını olan hasta çalışma hayatına ne zaman döner?
Masa başı çalışan bir hasta 1 ay sonra çalışmaya başlayabilir. Fakat bedenen çalışan bir kişi 2 ay sonra çalışmaya başlayabilir.

Ön çapraz bağ ameliyatının maliyeti nedir?
Hastanın sahip olduğu sağlık güvencesine göre değişmektedir. SGK tarafından ödenmeyen malzemeler bulunmaktadır. Özel sigorta ile malzeme sorunu oluşmamaktadır.

Menisküs Yırtıkları Nasıl Oluşur? Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?
Menisküs yırtıkları ,menisküs dokusu diz ekleminde iki kemik arasında bulunan şok emici özelliği bulunan özel bir dokudur. Diz ekleminde iç ve dış olmak üzere iki adet bulunur. Bu dokunun damar ve sinir iletimi yoktur. Menisküs dokusunun damar yapısına göre beyaz-beyaz, beyaz-kırmızı ve kırmızı-kırmızı olarak isimlendirdiğimiz üç kısmı vardır. Beyaz-beyaz ve beyaz-kırmızı olan bölümlerinin iyileşme yeteneği bulunmamaktadır.

Menisküs Yırtıkları Belirtileri Nedir?
Özellikle merdiven inip-çıkma ve çömelme esnasında yırtığın olduğu tarafta ağrı oluşur. Dizde şişlik, kilitlenme ve yanma eşlik edebilir. Kilitlenme oluşması menisküsün yırtılarak eklem içine doğru yer değiştirmesi ile oluşur.

Menisküs Yırtıkları Nasıl Olurşur?
Oluş mekanizması gençlerde ve yaşlılarda farklıdır. Gençlerde menisküsler spor yaralanması gibi ciddi bir travmayla oluşur. Bu yaralanmalarda menisküs yırtığına bağ ve/veya kıkırdak yaralanmaları eşlik edebilir. Ileri yaşla birlikte menisküs dokusu özelliğini yitirerek dejenere olur. Böylece ufak travmalarla yırtılabilir.

Tanı Nasıl Konur?
Oluş mekanizması tanıda oldukça yardımcıdır. Öncelikle hikaye dinlenmeli ve ayrıntılı fizik muayene yapılmalıdır. Bunların sonucunda tanı büyük oranda konabilir. Menisküs yaralanmalarında en güvenilir tanı yöntemi MR’dır. MR ile hem menisküs hem de diğer yapılar değerlendirilir. MR ile büyük ölçüde tanı kesinleştirilir.

Menisküs yırtıklarında ameliyatsız tedavi seçeneği var mıdır?
Tam olmayan menisküs yırtıklarında ve yaşlılığa dejeneratif yırtıklarda ameliyatsız tedaviler uygulanabilir. Eklem içi enjeksiyon , ilaç kullanımı ve fizik tedavi ile ağrılar azaltılabilir.

Menisküs yırtıklarında cerrahi tedavi seçenekleri nelerdir?
İki farklı cerrahi yöntem bulunmaktadır: (1) Menisküsün alınması (menisektomi). (2) Menisküs onarımı Menisküs yırtığının iyileşme potansiyeli zayıftır. Bu nedenle her menisküs yırtığı onarılmaz. İyileşme olasılığı düşük olan yırtıklar yırtık bölümün alınması (menisektomi) ile tedavi edilir. Bu yöntemde menisküs dokusu azalır ve fonksiyonunu yapamaz. 20 sene gibi sürede dizde kireçlenme (osteoartrit) oluşabilmektedir. İyileşme olasılığı yüksek olan yırtıklarda dikiş konarak menisküs onarımı yapılır. Menisküs onarımı sonrasında rehabilitasyon süreci bulunmaktadır.

Menisküs onarımı sonrasında iyileşme ne zaman oluşur?
Ameliyattan sonra 6 hafta süre ile hasta iki koltuk değneği ile yarım yük vererek yürür. Egzersizler başlanır. 6 hafta sonunda tam yük vermeye geçilir. Düz koşuya 3 ay sonra başlanır.

Menisküs alınması sonrasında normal hayata dönüş ne zaman sağlanır?
4 hafta içinde tamamen normal hayata dönüş sağlanır.

Menisküs onarımı fiyatı nedir?
Onarım için kullanılan özel dikişler SGK tarafından ödenmez. Sadece özel sağlık sigortası tarafından ödenmektedir. Bu nedenle SGK’lı hastalarda malzeme maliyeti de ameliyat ücretini etkilemektedir.

Güncel Kırık Tedavisi Prensipleri:
Kırık; kemiğin bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar düşük enerjili yaralanmalar (ayak bilek burkulması, spor yaralanması gibi) yada yüksek enerjili yaralanmalar (trafik kazası, ateşli silah yaralanmaları, yüksekten düşme gibi) ile oluşabilir.


Kırıkların bulguları nelerdir?
En önemli bulgu ağrıdır. Bununla birlikte morarma , şişlik, eklemleri hareket ettirememe ve deformite görülebilir.

Kırıkların tedavisi nasıl yapılır?
Bazı kırıklar hareketsiz bırakılması ile sorunsuz iyileşir. Bu durumlarda alçı yaparak iyileşmeyi sağlıyorum. Bazı kırıklarda kırık uçlarını uygun pozisyona getirmek gerekli olur. Bu işlem yapıldıktan sonra alçı ile tedavi olabilir. Diğer bir yöntem ameliyat ile tedavidir. Bazı kırıkların tedavisi sadece cerrahidir.

Kırıkların nasıl sorun yaratabilirler?
Eğer kırık eklemi ilgilendiren bölgede ise ileri dönemde bu eklemde osteoartrit yani kireçlenme oluşabilir. Bacaklarda kırık oluşur ise bacakta kısalma, yürürken topallama oluşabilecek diğer sorunlardandır.

Her kırık iyileşir mi (kaynar mı) ?
Hayır her kaynamaz. Kırık iyileşmesinin oranları her kemik kırığına ve yerine göre değişir.

Ameliyat yapılan her kemik kaynar mı?
Ameliyat edilmesi kırık kaynamasının %100 olmasını sağlamaz. Yani her opere edilen kırık iyileşmez.

Kırıkların ameliyatları hemen yapılmalı mı?
İdeal olan kırık ameliyatlarının ilk 24 saat içinde yapılmasıdır. Kliniğimizde bu kuralı genellikle uyguluyoruz. Fakat hastaya bağlı sağlık soruları nedeniyle yada şiddetli şişlik gibi nedenlerle beklemek zorunda olduğumuz durumlar olabilir.

Kırıklar hayatı risk oluşturabilir mi?
Evet. Özellikle pelvis kırıkları gibi yüksek enerjili kırıklar hayati risk oluştururlar. Yaşlı hastalarda evde basit düşme ile oluşan kalça kırıkları da hastalarda hayati risk oluşturabilir.

Güncel kırık tedavisinin hedefleri nelerdir? Nasıl Özetlenebilir?
Güncel tedavide kırık iyileşmesi sağlanırken diğer taraftan eklem hareketleri sağlanmalı ve kas gücü arttırılmalıdır. Bu nedenle kırıkları ortopedik implantlar ile sabitlendikten sonra hastalara alçı yapmayarak harekete başlıyoruz ve üzerine basabilecek duruma getiriyoruz. Böylece hastayı rehabilite ederken bir yandan da kırık iyileşmesi devam ediyor.
Diz kapağı çıkığı ya da patella çıkığı nedir?
Diz kapağı çıkığı , kemiği uyluk (femur) kemiğinin oluğu ile eklem yapar. Diz kapağı kemiğinin bu oluğun dışına çıkması ile oluşur.



Diz kapağı (patella) çıkığı neden ortaya çıkar?
Genellikle doğuştan getirilen özellikler nedeniyle diz kapağı kemiğinin eklem uyumu bozuktur. Diz kapağının içene oturduğu oluk sığ olabilir, diz kapağı kemiğinin dışa çıkmasını önleyen bağ gevşek olabilir yada tüm bacağın dizilimi bozuk olabilir.

Diz kapağı (patella) çıkığı nasıl ortaya çıkar?
Yukarıda konu edilen kolaylaştırıcı nedenleri bulunan hastaların ayakları yerde sabit iken içe doğru dönmeleri sonucunda diz kapak kemiği dışarı doğru çıkar. Basit bir hareket ile tekrar yerine oturduğundan hasta dizinde birden bir ağrı olduğunu ve yere düştüğünü belirtir. Yerine tekrar girdiğinden ilk gören hekim fark etmeyebilir.

Diz kapağı (patella) çıkığı oluştuğunda neler yapılmalı?
Diz kapak kemiği çıktığında hasta dizini uzatması ile büyük olasılıkla yerine oturur. Eğer hala çıkık ise basit manevra ile doktor tarafından yerine konacaktır. Şişlik fazla olması nedeniyle soğuk uygulama yapılmalıdır. Diz kapak kemiğini merkezde durmasını sağlayan dizlik kullanılmalıdır. Genellikle alçı uygulaması tercih edilmez.

Diz kapağı (patella) çıkığının belirtileri nelerdir?
Diz kapağı çıkan kişide şiddetli ağrı ve şişlik oluşur. Dizin ön tarafında ağrı fazladır. Dizini kıvırma ile ağrı artar. Yürümekte zorlanabilirler.

Diz kapağı (patella) çıkığı tanısı nasıl konur?
Fizik muayene ile tanı konulabilir. Hala çıkık pozisyonda ise doktor muayenesi ile fark edilir ve yerine konulur. Yerinde duran bir diz kapağı varsa tekrar çıkma eğilimi muayene sırasında testler ile değerlendirilir. Bununla birlikte rontgen, tomografi ve MR ile değerlendirmeler yapılır. Burada diz kapağı kemiğinin yapısı, eklem yaptığı oluğun derinliği ve iç taraftan dışa çıkmasını engelleyen bağın(medial patellofemoral ligament) durumu incelenir.

Diz kapağı (patella) çıkığının tedavisi nasıl yapılır?
İlk çıkık oluşan hastalarda eğer çıkık yerine konduktan sonra yarı çıkık şeklinde durmaya devam etmiyor ve eklem içinde kıkırdak kırığı yok ise ameliyat edilmeden dizlik ile takip edilirler. Çıkık olması için kolaylaştırıcı faktörleri bulunan hastalarda büyük olasılıkla tekrar çıkıklar yaşanacaktır. Anatomik özellikleri nedeniyle çıkık oluşan hastalara ilk çıkık olduğunda ameliyat önerdiğimizde genelde kabul edilmemektedir. Fakat bu hastalar tekrarlayan çıkık yaşamaya devam ederler ve tekrar başvururlar.

Diz kapağı (patella) çıkığı cerrahi tedavisi nelerdir?
Diz kapağı çıkığı cerrahi tedavisinde çıkık oluşturacak tüm faktörler incalenmeli ve bulgulara göre ameliyat planlanmalıdır. Burada patella kemiğinin yapısı, oluğun derinliği, bacakta dizilim sorununun olup olamadığı, içte bulunan bağda hasarın olup olmadığı ve patellar tondonun yapışma yerinin nasıl olduğuna dikkat edilir. Bu ameliyat teknikleri çok çeşitlidir. Bazen bu yöntemlerin bir kaçı birlikte yapılır. En sık kullanılanları: Trohleaplasty: Uyluk kemiğindeki oluğun derinleştirilmesidir. Kıkırdak doku kaldırılıp korunur ve alttaki kemik doku azaltılarak kıkırdak doku tekrar kemik üzerine konur. Kıkırdak hasar gördüğünde ciddi sorunlar oluşur. Patellar tendonun yapışma yerinin dışa alınması ile diz kapak kemiğinin dışa doğru iten kuvvetler azaltılır. MPFL rekonstrüksiyonu: Medial patellofemoral ligament (MPFL) diz kapağının dışa çıkmasını önleyen en önemli bağdır. Başka bölgeden alınan tendon ile diz kapak kemiği dışa çıkarken zedelenen bu bağ tekrar oluşturulur. Böylece dışa çıkması engellenir. Diz kapak çıkığı için en sık uygulanan yöntemdir.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu nasıl yapılır?
Hastanın dizi artroskopik olarak (kapalı) değerlendirilir. Gerekli görülür ise dış taraftaki bağ (lateral retinakulum) gevşetilir ve patella altındaki kıkırdak temizlenir. Dizin iç bölümünden alınan bir tendon(greft) diz kapağı kemiği ile uyluk kemiğindeki tutunma yerlerine sabitlenerek zarar gören bağ yerine görev yapması sağlanır. Diz kapağı kemiğine bir tünel açılır. Bu tünel içine sabitlenen tendonun diğer tarafı femur kemiğindeki izometrik yerine sabitlenir.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu sonrasında nasıl bir rehabilitasyon uygulanır?
Hasta ameliyat sonrasında bir dizlik ve 2 koltuk değneği ile basarak yürür. Dizi bükmeye kısmen izin verilir ve her 2 haftada bir dizi bükme derecesi arttırılır. 6 hafta sonunda dizlik ve koltuk değneği kullanılmadan normal yürüyüşe başlanır.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu başarısı nasıldır?
Sonuçları çok iyidir. Tekrar çıkık olması önlenir. Fakat diz kapağı kemiği altında kıkırdak hasarı oldu ise hastanın ağrı şikayeti olabilir.

Distal Femoral Osteotomi
Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. Diğer görülen bozukluk “X bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin dış tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin dış tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin dış bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “X bacak” deformitesi yada Genu Valgum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.




“X bacak” deformitesi yada Genu Valgum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?
Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.

Distal Femoral osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?
Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?
Distal Femoral osteotomi ile dizin üzerindeki kemikte (femur) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin dış tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.



Distal femoral osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?
Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?
Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?
Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?
Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Distal femoral osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?
Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir. Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur? Kemikteki iyileşme 2 ay civarında oluşacaktır.

Yüksek kiloya sahip olmak distal femoral osteotomi ameliyatına engel mi?
Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “x bacak” deformitesi varsa distal femoral osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?
Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.

“X bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için distal femoral osteotomi uygulanabilir mi?
Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

“X bacak” deformitesi olan iki farklı hastaya iki farklı yaklaşımı aşağıda görebiliriz;
Belirgin “X bacak” deformitesi olan hasta diz ağrısı nedeniyle başvurdu. Yaşı 35 olan ve dizinde kireçlenme bulunmayan hastaya distal Femoral osteotomi ameliyatı yapılmıştır. İleri derece “x bacak” deformitersi olan 60 yaşındaki hastamızın her iki dizinde belirgin kireçlenme olması nedeniyle aynı seansta iki taraflı total diz protezi yapılarak basma doğrultusu düzeltilmiştir.

Yüksek Tibial Osteotomi
Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. En sık görülen bozukluk “O bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin iç tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin iç tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin iç bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “O bacak” deformitesi yada Genu Varum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.

“O bacak” deformitesi yada Genu Varum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?
Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.


Yüksek tibial osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?
Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?
Yüksek tibial osteotomi ile dizin altındaki kemikte (tibia) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin iç tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?
Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?
Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?
Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?
Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?
Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur?
Kemikteki iyileşme 2 ay civarında oluşacaktır.

Yüksek kiloya sahip olmak yüksek tibial osteotomi ameliyatına engel mi?
Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “o bacak” deformitesi varsa Yüksek tibial osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?
Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.


“o bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için yüksek tibial osteotomi uygulanabilir mi?
Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi yapılması daha sonraki zamanda diz protezi yapılmasını zorlaştırıyor mu?
Daha sonra diz protezi olmasını kesinlikle zorlaştırmaz.

“O bacak “ yada “genu varum” bulunan üç farklı hastaya üç farklı yaklaşımı burada görebiliriz;
1-) Basma doğrultusunun dizin iç tarafından geçen ve eklemde yıpranmanın yada kireçlemenin olmadığı hastamız 2 yıldan beri geçmeyen ve tanı konamayan diz ağrısı şikayeti ile başvurdu. Diz MR’ında menisküsünde tam kat olmayan yırtık mevcut idi. Yapılan uzunluk grafisinde “o bacak” yada “genu varum” deformitesi tanısı konularak yüksek tibial osteotomi ameliyatı yapıldı. Ameliyat sonrasında hastanın ağrıları neredeyse tamamiyle sonlandı.


2-) Bu hastamızda dizinde “o bacak “ yada “genu varum” deformitesi ile birlikte dizin sadece iç tarafında osteoartrit yani kireçlenme mevcut idi. Kıkırdak yıpranması fazla olması nedeniyle yarım diz protezi yapılarak hem yıpranan kıkırdak metalik yüzey ile değiştirildi hem de basma doğrultusu düzeltildi.


3-) Bu hastamızda “o bacak” deformitesi belirgin şekilde izleniyor. Hastanın yaşının 65 üzerinde olması, dizdeki kireçlenmenin çok ileri düzeyde olması nedeniyle bu hastamıza iki taraflı total diz protezi ameliyatı uygulandı. Hem yıpranan diz metalik yüzey ile değiştirildi hem de basma doğrultusu düzeltildi.


Distal Femoral Osteotomi

Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. Diğer görülen bozukluk “X bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin dış tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin dış tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin dış bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “X bacak” deformitesi yada Genu Valgum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.

“X bacak” deformitesi yada Genu Valgum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?

Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.

Distal Femoral osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?

Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?

Distal Femoral osteotomi ile dizin üzerindeki kemikte (femur) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin dış tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.

Distal femoral osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?

Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?

Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?

Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?

Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Distal femoral osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?

Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir. Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur?

Yüksek kiloya sahip olmak distal femoral osteotomi ameliyatına engel mi?

Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “x bacak” deformitesi varsa distal femoral osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?

Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.

“X bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için distal femoral osteotomi uygulanabilir mi?

Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

Distal femoral osteotomi yapılması daha sonraki zamanda diz protezi yapılmasını zorlaştırıyor mu?

Daha sonra diz protezi olmasını kesinlikle zorlaştırmaz.

“X bacak” deformitesi olan iki farklı hastaya iki farklı yaklaşımı aşağıda görebiliriz;

Belirgin “X bacak” deformitesi olan hasta diz ağrısı nedeniyle başvurdu. Yaşı 35 olan ve dizinde kireçlenme bulunmayan hastaya distal Femoral osteotomi ameliyatı yapılmıştır. İleri derece “x bacak” deformitersi olan 60 yaşındaki hastamızın her iki dizinde belirgin kireçlenme olması nedeniyle aynı seansta iki taraflı total diz protezi yapılarak basma doğrultusu düzeltilmiştir.

Kıkırdak zedelenmeleri
Kıkırdak eklem yüzeyinde kayganlığı sağlayan ve yükü taşıyan en önemli dokudur. 1 cm’in üzerinde oluşan kıkırdak lezyonlarının semptom verdiği ve osteoartrite(kireçlenme) gidişi hızlandırdığı görülmüştür. Vücüdumuzun yeniden normal hiyalin kıkırdağı üretme yetisi yoktur. Yapılan bazı tedavi yöntemleri de göstermiştir ki hyalin kıkırdağın 3 boyutlu normal histolojisinde (hücresel olarak tamamiyle aynı) tedavi etmek mümkün olmamıştır.



Mozaikplasti nedir?
Hastanın kendisinden, canlı kıkırdak ve altındaki kemik ile birlikte alınan silindir şeklindeki dokunun hasarlı alana nakledilmesidir. Genellikle dizden alınan doku dizin yük taşıyan alanına yada ayak bileğindeki kıkırdak defektine nakledilir.

Mozaikplasti kimlere uygulanabilir?
40 yaşının altındaki hastalarda 1-4cm² arasındaki 10mm’den derin olmayan kıkırdak lezyonlarında uygulanabilir.

Mozaikplasti tekniği nasıldır?
Kıkırdak defektinin olduğu alan sağlam kıkırdağa kadar temizlenir. Kıkırdak defekti ölçülerek defektin kapatılması için ne kadar ve hangi boyutta greftin gferekli olduğu hesaplanır. Hastanın dizinde yük taşımayan alanda bulunan kıkırdak, mozaikplasti için geliştirilmiş özel kesici ve çakıcılar ile alınır. Hasarlı alana özel aletler ile tüneller açılır. Alınan silindir şeklindeki kıkırdak ve kemik doku hazırlanan tünellere sıkıştırılarak yerleştirilir.

Mozaikplasti sonrasında rehabilitasyon nasıl yapılır?
Ameliyatın ertesi günü hasta koltuk değneği ile ayağa kaldırılır. 4 hafta yük verilmez. Sonrasında 4 hafta yarı yük verilerek yürütülür. Hemen harekete başlanır ve kas güçlendirme yapılır.

Mozaikplasti ile yerleştirilen doku ne zaman iyileşir?
Yerleştirilen doku 8-12 hafta içinde kemiğe kaynaması beklenir. Konulan doku ile sağlam kıkırdak arasında birleşme olmaz. İkisinin arasında fibröz bir doku bulunur. Dokunun alındığı saha fibröz kıkırdak denilen bir doku ile dolar.

Mozaikplastinin sonuçları nasıldır?
Hangody ve arkadaşlarının yayınladığı 831 hastalık ve 10 yıllık gözlem sonuçlarında femurdaki lezyonların %92 oranında iyileştiği gösterilmiştir. Tibiadaki lezyonların iyileşmesi %87, patelladaki lezyon iyileşmesi %79 olarak bulunmuştur. (Hangody L : JBJS Am 2004, 86-A Suppl 1:65-72)

Ters Omuz Protezi Nedir? Hangi durumlarda ters omuz protezi uygulanır?
Omuzun normal anatomisinde üst kolda bulunan top şeklindeki eklem yüzeyi ile kürek kemiğinde bulunan çukur yuva bölüm ile eklem yapar (şekil 1). Anatomik Omuz protezleri normal anatomiyi taklit ederek çalışır. Anatomiyi taklit eden total Omuz protezinde çukur yüzeyi oluşturan plastik yüzey ve üst kolda bulunan top şeklindeki metalik baş izleniyor. (Şekil 2) Ters Omuz protezinde metal top şeklindeki baş kürek kemiğinde bulunurken plastik şeklindeki yuva üst kolda kemiğinde bulunur. (Şekil 3) Normal anatominin tersi olması nedeniyle ters Omuz Protezi denmektedir.

Şekil 1: Omuz anatomisi       Şekil 2: Anatomik omuz protezi

Ters Omuz Protezi hangi durumlarda kullanılır?
Rotator manşet normal anatomide omuz eyleminin yerinde durmasına ve omuzun değişik yönlere hareket etmesini sağlar. Rotator manşetin ileri derecede yırtığı bulunan hastalarda omuz eklemi yukarıya doğru yer değiştirir ve kireçlenme başlar. Rotator manşetin olmadığı hastalarda ters Omuz Protezi kullanılarak hareketin deltoid kası tarafından yapılması sağlanır.

Ters Omuz Protezi şu hallerde kullanılır:
Rotator manşetin ileri derecede ve onarılamayacak yırtıkları Rotator manşet yırtığına bağlı gelişen kireçlenme Başarısız olan anatomik total Omuz protezi Çok parçalı üst kol kırıkları

Ameliyat öncesi nasıl bir hazırlık yapılır?
Ameliyat öncesinde kan tetkikleri, akciğer grafisi ve kalp grafisi anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir. Bu cerrahi sinir bloğu yada genel anestezi ile yapılabilir. Genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyata engel durum olmadığı gözden geçirilir. Eğer var ise tedavi edildikten sonra cerrahi planlanır.

Ameliyat sırasında neler yapılır?
Ameliyat süresi 1.5 ile 2 saat arasındadır. Hasta yarı oturur pozisyonda iken cerrahi kesiler yapılır.Ameliyat sonrasında kol askısı ile ameliyathane odasından çıkar. Resim: Rotator manşetin kopmasına bağlı omuz eklem kireçlemesi gelişen bir hastamda uyguladığım ters omuz protezi röntgen görüntüsü

Ameliyat sonrası neler yapılır ve ne zaman taburcu edilir?
Hasta ameliyat sonrasında kol askısı kullanır. Ameliyat sonrasındaki ilk gün omuz hareketleri başlanır. Bir yada iki gece hastanede yatırılarak ağrı kontrolü sağlanır. Yara bakımı gün aşırı yapılır ve 15. Gün dikişler alınır. Her 2 haftada bir rehabilitasyon programı artırılır.

Ameliyat sonrası normal hayata dönüş ne zamandır?
Ters Omuz protezinde kemik yada tendon iyileşmesi beklenmediği için daha hızlı rehabilite edilir. Bu nedenle normal hayata dönüş daha hızlıdır. Yaklaşık 4-6 haftada hasta normal yaşantısına kavuşur. Ters Omuz Protezi cerrahisi sonrasında hastanın giyinme, yıkanma ve yemek yeme gibi temel ihtiyaçları için 2-3 hafta yardıma ihtiyacı olacaktır. Ameliyat öncesinde baş üzerinde duran gerekli eşyaları kolay ulaşılabilecek yüksekliğe koymak gereklidir. Belli bir süre baş üzeri hareketler yapılamayacaktır.

Ameliyat sonrasında yapılması ve yapılmaması gereken şeyler nelerdir?
Ev egzersiz programı takip edilmeli Kol aşırı pozisyonlarda durmayalım Ağır kaldırılmamalı Sandalye kenarından yukarı doğru güç uygulanarak ayağa kalkma yapılmamalı

Ters Omuz protezinin komplikasyonları nelerdir?
Her ameliyatta olduğu gibi kanama ve enfeksiyon olası bir sorundur. Ayrıca aşınma, gevşeme ve çıkık oluşması halinde tekrar cerrahi gerekli olacaktır.

Ters Omuz protezinin uzun dönem sonuçları nelerdir?
İyi bir rehabilitasyon sonrasında hastalar kolunu omuz hizasına kadar kaldırabilir ve baş üzerine direklerini tam bükerek erişebilirler. Ağrı kontrol etmede ters Omuz protezleri oldukça etkili olup halen uzun dönem sonuçları bilinmemektedir.

Yaptığım Ameliyatlar

  • Diz Protezi

  • Yarım Diz Protezi

  • Kalça Protezi

  • Omuz Artroskopisi

  • Ön Çapraz Bağ

  • Menisküs Onarımı

  • Omuz Protezi

  • Kırık Cerrahisi

  • Patelle Çıkığı

  • Diz Koruma - Distal Femoral Osteotomi

  • Diz Koruma - Yüksek Tibial Osteotomi

  • Kıkırdak Sorunları(Mozaikplasti)

Diz Protez Ameliyatı Nedir?
Kıkırdak doku eklemin kayganlığını sağlayan ve yük yaşıyan sağlam dokudur. Bu dokunun yıpranmasına osteoartrit ya da artroz denir. Halk arasında kireçleme olarak bilinir. Kıkırdağın yıpranan eklem yüzeylerine kesiler uygulanarak metal yüzeyler yerleştirilir. İki metalik yüzey arasına polietilen parça konularak yapay bir eklem elde edilir. Bu metalik yüzeylerden eklem yapılmasına diz protez ameliyatı denilmektedir.

Diz protez ameliyatı ne yaparak ağrıyı azaltır?
Diz protez ameliyatı ile temelde iki önemli değişiklik yapar. Birincisi yıpranan kıkırdak dokunun yerine kemik üzerine metalik yüzey konularak kemiğin değer kemiğe sürtünmesine engel olur. İkinci olarak eğrilmiş basma doğrultusunu düzelterek daha doğru yüklenme oluşmasını sağlar.



Diz Protezi Hangi Hastalar için Uygundur?
İleri derecede osteoartriti bulunan hastalar için uygun bir yöntemdir. Genellikle bu hastalar ameliyat dışı yöntemler olan fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon ve ilaç kullanımını denemiş ve artık yanıt alamadıklarını gören hastalardır.

Diz Protezinde Yaş Sınırı Bulunmakta mıdır?
Protez cerrahilerinde amaç 60 ile 80 yaş grubu arasındaki hastalara uygulanmasıdır. Fakat bunların istisnaları bulunmaktadır. 50-60 yas grubunda olup ileri derecede kreçlemesi olan hastalara bu ameliyat uygulanabilir. Daha genç dönemdeki hastalara eklem koruyucu cerrahiler (osteotomiler) yada yarım diz protezi (unikondüler diz protezi) uygulanması daha uygun olacaktır. 80 yaş üzerindeki hastalar eğer sağlık durumu uygun ise bu cerrahi yapılabilir.

Diz Protezi Sonrası Beklenti Ne Olmalı ?
Diz protezi sonrasında eklem hareket açıklığının 110 derece olduğu, günlük aktivitelerini yapabilen, ağrısı eskiye göre oldukça azalmış bir diz hedeflenir. Bağdaş kurmak, bacağına altına alarak oturmak yada namaz kılmak bir çok hastada mümkün olmamaktadır. Diz protezi sonrasında ağır spor yapmak uygun değildir. Araba kullanmak sorun oluşturmaz.

Ameliyat Sırası ve Sonrasındaki Süreç Nasıldır ?
Ameliyatın süresi 1-1.5 saattir. Genellikle epidural(belden yapılan) anestezi uygulanır. Böylece hasta hem uyutulmaz hem de yerleştirilen bir katater vasıtası ile 3 gün boyunca ilaç verilerek ağrı kontrolü sağlanır. Ertesi gün hasta bir yürüteç vasıtası ile ayağa kaldırılır ve diz egzersizleri başlanır. Hastanede kalış süresi 3-5 gün arasındadır. Ameliyatın 20. günü dikişler alınır. Kişiye göre değişmek ile birlikte yürüteç ihtiyacı yaklaşık 1 aydır. Daha sonra hasta yardımsız yürüyebilir.

Ameliyat sonrasında hasta ne kadar yatar?
Hasta ameliyatın ertesi gün ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yürümeye başlar. Taburcu olur iken hastane kolidorunu yürüyecek duruma gelir. Hasta taburcu olduktan sonra yardımla da olsa tuvalete gider. İlk 3 hafta egzersizlerini tarif edildiği gibi yapar ve 3 saatte bir ev içinde yürür.

Ameliyat sonrasında ağrıları ne kadar devam eder?
Ameliyatın 6. ayına kadar ağrılar olabilir fakat ağrılar giderek azalır. İlk 3 hafta ağrı daha yoğundur. 3. Hafta sonrasında azalma eğilimine girer.

Hastalar mutlaka fizik tedavi almalı mı?
İlk 2 hafta benim tarafımdan egzersizler siz tarif edilir. 2 haftalık aralar ile poliklinikte sizi takip ediyorum. Eğer hedeflere ulaşamıyorsak o zaman fizik tedaviye başlamanızı öneriyorum.

Ameliyat Sonrası Hangi Sorunlar Görülebilir ?
En önemli sorun kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak bacaktaki toplar damarların kan pıhtısı ile tıkanmasıdır(derin ven trombozu). Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan hemen sonra kanı sulandırıcı ilaç başlanır ve ameliyattan sonra 2. ayına kadar devam edilir. Hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak ve diz egzersizi başlamak bu komplikasyonu önler. Diğer bir problem ise enfeksiyondur. Her cerrahi girişim için enfeksiyon bir risk oluştursa da protez ameliyatlarında enfeksiyon daha önemlidir. Çünkü enfekte olmuş diz protezinin tedavisi iki aşamalı ameliyatı gerektirmektedir. Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan önce ve sonra antibiotikler ile koruma sağlanmaktatır. Nadir görülen diğer sorunlar ise protez parçaların aşınması ve kırılması, protez etrafında kırıkların oluşması, damar ve sinir yaralanmaları oluşmasıdır.

Hastaların psikolojik yapıları ameliyat sonrasında etkilenir mi?
Ortopedik ameliyatlar hastaların psikolojik yapılarını zorlar. Yürüyememek, kendi ihtiyaçlarını karşılayamamak ve hareketler ile oluşan ağrı en önemli nedenlerdendir. Hastanın kas gücünü kazanmak ve hareketlerini arttırmak için gayret göstermeye ihtiyacı vardır. Bu aşamada psikolojisi zorlanır ve iyileşmesi daha güç olmaktadır.

Ameliyat sonrasında kontroller ne sıklıkla yapılmaktadır?
Hastaları 3., 6. Ve 10. Haftalarda kontrol ediyorum. Sonrasında şikayetleri varsa poliklinikte görüşüyoruz.

Şehir dışından yada yurt dışından gelen hasta ne zaman dönüş yapabilir?
En az 4 ile 6 hafta arasında kalmaları önerilmektedir.

Ameliyat Fiyatları Nedir ?
Bu ameliyatların fiyatı kullanılan malzemeye göre ve hastaneye göre değişir.
Yarım Diz Protezi Nedir?
Diz eklemi uyluk kemiği (femur), baldır kemiği (tibia) ve diz kapağı kemiği (patella) arasında oluşan bir eklemdir ve 3 bölümden oluşur. Bunlar iç ve dış kompartmanlar ile diz kapağı kemiği (patella) ile uyluk kemiği (femur) arasında oluşan patellofemoral eklemdir. Bu üç kompartmandan birinde artroz (kireçleme) oluştuysa, diz ekleminin tek bölümüne konulan protezlere yarım diz protezi denir.



Total (tam) diz protezleri ile arasındaki fark nedir?
Tam diz protezinde diz ekleminin 3 bölümünün en az 2’sine metalik implant konur. Bununla birlikte çapraz bağlar alınarak yapılan bir cerrahi işlemdir. Yarım diz protezlerinde sadece iç yada dış eklem yüzü değiştirilir. Çapraz bağlar korunur. Böylece daha az kemik kaybı oluşur ve bağlar korunduğu için eklem hareketleri daha fizyolojiktir.

Kimlere Uygulanır?
35-65 yaş aralığında dizinde artroz(kireçleme) başlayan hastaları tedavi etmek oldukça zordur. Çünkü bu hastalara total (tam) protez yapmak için çok erkendir. Protez yıprandığında tekrar değiştirmek zorunda kalınacaktır. Bu yaş aralığında olup sadece tek bir eklem yüzeyinde (iç yada dış komparman) artrozu (kireçleme) bulunan hastalar için idealdir. Bu cerrahi işlemde başarı hasta seçimine bağlıdır.

İyileşme Süreci Nasıldır?
Tam protezlere göre daha hızlı bir iyileşme olmaktadır. Bunun nedeni daha az kesi, daha az kemik kaybı ve bağların korunmasıdır. İlk 2 hafta koltuk değneği ile üzerine tama yakın yük verilerek yürütülür. Diz hareketleri ameliyattan hemen sonra başlanır. 2 hafta sonrasında yardımsız tam yüklenme ile yürümesi önerilir.
Kalça Protezi Ameliyatı ile ne yapılır?
Kalça eklemindeki kıkırdak dokunun ileri derecede yıpranması sonucunda yıpranan bu yüzeylerin uygun kesiler kullanılarak metal parçalar ile değiştirilmesi ve ara yüzeyler kullanılarak yapay bir eklem elde edilmesi işlemidir.



Kalça Protezi Hangi Hastalar İçin Uygundur?
Kalça eklemindeki yıpranmanın çeşitli nedenleri vardır. Osteoartrit(kireçleme), kalça kırığı, travmatik yada doğumsal kalça çıkıkları, kalçanın damarlanma bozukları (avasküler nekroz) ve romatizmal hastalıklara bağlı kalça ekleminin bozulması en sık görülen nedenler arasındadır. Bu hastalıklara bağlı ileri derecede eklem yıpranması olan ve ameliyatsız tedavi yöntemlerinden yarar görmeyen tüm hastalar için yüz güldürücü bir yöntemdir.

Yaş Sınırı Var mıdır?
Kalça protezleri iskelet sistemi erişkin döneme gelmiş (18 yaş üzeri) her hasta için uygundur. İdeal yaş grubu 60-80 yaş arasındadır. Fakat doğumsal kalça çıkığına veya avasküler nekroza bağlı genç yaşta kalça eklem bozulması olan hastalarda genç yaşta uygulanabilmektedir. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ile kalça protezlerinin ömürleri 20 yılın üzerindedir.

Gelişmeler Nelerdir?
İlk kalça protezleri kemiğe ancak bir dogu maddesi olan kemik çimentosu ile yerleştirilebilmekteydi. Kullanılan ara yüzeyler ise plastik(polietilen) bir yüzey idi. Polietilen ara yüzey yapılan hareketler ile hem hızlı aşınmakta hem de çimentoyla protez arasında kolay gevşeme oluşmasını sağlamaktaydı. Bunun sonucunda protez ömürleri kısalmaktaydı. Teknolojik ilerlemeler sonucunda çimentosuz yerleştirilebilen protezler geliştirilmiştir. Protez üzerindeki yüzey özel bir medde ile kaplanarak protez üzerine kemik kaplanmasını sağlamaktadır. Bununla birlikte metal-polietilen, seramik-polietilen ve seramik-seramik ara yüzeyler geliştirilmiştir. Bu ara yüzeylerin aşınmaya uğramaları daha zordur. Her iki gelişme protez gevşemelerini en aza indirgemiş ve protez ömürünü 20 yılın üzerine çıkarmıştır. Yeni protez dizaynları sayesinde eskiyen protezler çıkarılıp yeni protezlerin sorunsuz yerleştirilmesine imkan vermektedir. Bu nedenle genç yaşlarda kalça ekleminde oluşan yıpranmalarda kalça protezi uygulanabilmektedir. Kemik çimentosu kemik kalitesi iyi olamayan hastalarda halen kullanılmaktadır.

Kalça Protezi Sonrası Beklenti Ne olmalıdır?
Kalça protezi sonrasında hastaların ağrılarının tamamına yakını geçer. Hastalar gündelik yaşantılarını rahatlıkla dönebilirler. Ağır işler ve yüksek performans gerektiren sporlar uygun değildir. Hasta rahatlıkla merdiven inip çıkar, araç kullanabilir. Yüzme , yürüyüş, egzersiz bisikleri kullanabilir. Kalça protezinin yerinden çıkmaması için hastanın bazı önerilere dikkat etmesi gerekmektedir.

Ameliyat Süreci Nasıldır?
Ameliyatın süresi 1.5-2 saattir. Belden (epidural) uyuşturma ile yapılması standart yöntemdir ve oldukça konforludur. Epidural anestezi hasta hem genel anestezik ilaçların olumsuzluklarından korunur hem de yerleştirilen katater ile ameliyat sonrasında ağrı kontrolu kolaylıkla sağlanır. Hasta ertesi gün yürüteç vasıtası ile ayağa kaldırılır ve yürütülür. Kişiden kişiye değişmek ile birlikte yürütece 1 ay kadar ihtiyacı olacaktır. Hastanede kalış süresi 3-5 gündür. Dikişlerin alınması ameliyattan sonra 20. günde alınır.

Protez Sonrası Hangi Rahatsızlıklar Oluşabilir?
En önemli sorun kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak bacaktaki toplar damarların kan pıhtısı ile tıkanmasıdır (derin ven trombozu). Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan hemen sonra kanı sulandırıcı ilaç başlanır ve ameliyattan sonra 2 aya kadar devam edilir. Hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak ve diz egzersizi başlamak bu komplikasyonu önler. Diğer bir problem ise enfeksiyondur. Her cerrahi girişim için enfeksiyon bir risk oluştursa da protez ameliyatlarında enfeksiyon daha önemlidir. Çünkü enfekte olmuş kalça protezinin tedavisi iki aşamalı ameliyatı gerektirmektedir. Bu komplikasyonun önlenmesi için ameliyattan önce ve sonra antibiotikler ile koruma sağlanmaktatır. Nadir görülen diğer sorunlar ise protez parçaların aşınması ve kırılması, protez etrafında kırıkların oluşması, damar ve sinir yaralanmaları oluşmasıdır.

Kalça protezleri ile kısalan bacak uzatılabilir mi?
Kalça kireçlemesine bağlı olarak bacak boyunda kısalma bir çok hastada görülmektedir. Protezin yerleştirilmesi ile boy farkı telafi olacaktır. 3-4 cm’e kadar bacak boyu uzatılabilir. Fazla uzatılır ise sinirde gerilmeye bağlı olarak ayak hareketlerinde azalma ve yürüyüşte değişiklik olabilir. Ameliyat öncesinde bacak boyu eşit olan hastanın bacak boyunda uzama meydana gelir mi? Ameliyat sonrasında bacak boyunu bire bir eşitlemek her zaman mümkün değildir. 1cm’de az olmak üzere eşitsizlik olabilir.

Kalça Protezleri Arasında Kalite Farkı Var mıdır?
Her şeyde olduğu gibi protezlerin malzeme kalitesi ve dizayn özellikleri kalitede farklılık yaratmaktadır. Bu fark protez ameliyatı sonuçlarını olumsuz etkileyebilir. Ülkemizde protez malzemeleri üretilmektedir.

Ameliyat Fiyatları Nedir?
Bu ameliyatın fiyatı kullanılan malzemeye ve yapıldığı hastaneye göre değişmektedir.
Omuz Artroskopisi:
Omuz Artroskopi yöntemi; ortopedik cerrahilerın eklemi görme, tanı koyma ve tedavi etmek için kullandıkları bir cerrahi yöntemi genel adıdır. Artroskopinin anlamı eklemi gözlemektir. Toplumumuzda eklemlerin kapalı ameliyat olarak biliniyor. Ekleme küçük kesiler vasıtası ile ulaşılır. Buradan gönderilen kamera yardımıyla görüntü monitöre aktarılır. Cerrah eklemi ayrıntılı şekilde görür. Bu ameliyatlar için özel üretilmiş küçük ve ince aletler diğer kesi yerlerinden ekleme gönderilerek cerrahi işlem yapılır. Küçük kesiler kullanılarak yapıldığından, eklem açılmadığından hastalar normal hayatlarına daha kısa sürede dönerler. Her geçen yıl yeni aletler kullanıma girdiğinden teknolojik gelişmelere açık bir ameliyat şeklidir.



Omuz Artroskopi Yöntemi Ne Zaman Önerilir?
Omuz ekleminde ağrı ve fonksiyon kaybı olduğunda öncelikle ameliyat dışı yöntemler ile tedavi edilmeye çalışılır. Eğer ameliyat dışı yöntemler başarısız olur ise omuz artroskopisi önerilebilir. Ameliyat dışı yöntemler arasında ilaç kullanımı, soğuk uygulama, fizik tedavi ve omuz içine yapılan enjeksiyonlar bulunmaktadır. Darbe sonucu yaralanma, aşırı kullanım, yaşa bağlı aşınma ve yırtılma gibi nedenlerle oluşan çok fazla omuz sorunu bulunmaktadır. Omuz artroskopisi ile yıpranmış yada yaralanmış olan labrum, eklem kapsülü, rotator kılıf sorunları tamir edilebilir.

Omuz Artroskopisi ile hangi hastalıklar tedavi edilebilir?
Rotator kılıf yırtılması
Labrum doku yırtılması (SLAP lezyonu)
Tekrarlayan omuz çıkıkları (Bankart ve HAGL lezyonu)
Omuz sıkışması (impingement sendromu)
Donuk Omuz (frozen shoulder)


Omuz Artrokopi Yöntemi Öncesi Neler Yapılır?
Hasta ameliyat olamaya karar verdikten sonra doktor ile birlikte ameliyat gününe karar verilir. Öncelikle kan tetkikleri , kalp grafisi ve gerekir ise akciğer röntgeni çekilir. Anestezi uzmanı hastayı değerlendirir. Ameliyata engel durumu yok ise cerrahi planlanır. Hastanın mevcut bir hastalığı varsa bilinmesi gerekir. Ciddi riskler olduğunda cerrahi yerine ameliyat dışı yöntemler tercih edilir. Omuz artroskopisi için iki farklı anestezi yöntemi bulunmaktadır. Sinir bloğu yapılarak kol uyuşturulabilir yada genel anestezi ile hasta uyutulabilir. Genellikle bu ameliyatlarda genel anestezi tercih ediyoruz.

Omuz Artroskopi Yöntemi Sonrasında Nasıl Takip Edilir?
Hastanın kolu ameliyathaneden çıkışta kol askısına alınır ve hasta geceyi hastanede geçirir. Ağrı kontrolu sağlanır. Ertesi gün hasta taburcu edilir. Yapılan işleme göre hareketler gösterilir. 1 hafta boyunca ağrıya bağlı şikayetler olabilir. Yapılan cerrahinin boyutuna göre uzaya da bilir. Bu sürede soğuk uygulama ağrıyı ve şişliği azaltmada çok faydası olacaktır. Her ne kadar kesiler küçük olsa da iyileşme hastalar sürecektir. Bu sürede kesi yerleri ıslatılmadan banyo yapılabilir. Yaralar 10-14 gün arasında iyileşmiş olacaktır.

Omuz artroskopi Yöntemi Sonrasında Fizik Tedavi Gerekli midir?
Rehabilitasyon çok önemli bir rol oynuyor. Hastalara gerekli hareketleri yapması söylenerek fizik tedavi ihtiyaçlarını en aza indirgemeye çalışıyoruz. Bazı cerrahiler sonrasında hareketleri fizyoterapist eşliğinde yapılması gerebilir. Omuz etrafındaki kasları güçlendirmek , eklem hareketlerini arttırmak günlük hayata geri dönüşünü sağlamak için gereklidir.

Omuz Artroskopi Yöntemi Sonrasında Ciddi Bir Sorun Görülebilir mi?
Omuz artroskopisi ile ciddi bir sorun görmüyoruz. Nadir de olsa görülebilen komplikasyonlar arasında eklem enfeksiyonu, eklem içi kanama ve damar-sinir yaralanmasıdır. Bu sorunlar da tedavi edilebilir.

Omuz Artroskopi Yöntemi Uzun Dönem Sonuçları Nasıldır?
Bu durum hastalığın ne olduğuna ve yapılan ameliyata bağlıdır. Eğer küçük bir yırtık mevcut ise iyileşme sürece kısadır. Fakat hastalık uzun süreden beri varsa ve yapılan işlem büyük ise uzun süre alacaktır. Kesiler küçük ama yapılan işlem büyük olabilir. Onarım yapıldığında bir iyileşme oluşması beklenir. İyileşme kalitesi kişiye göre farklılık gösterebilmektedir.

Omuzda Rotator Manşet Yırtığı Nedir?
Omuzun geniş hareket etmesi sağlayan 4 farklı kastan oluşan (Rotator manşet) ve koruyucu kemik yapı(acromion) altından gelip tendonlaşarak kemiğe yapışan kas grubudur.

Omuz yırtığı nasıl oluşur?
Tedavi edilmeyen sıkışmalar sonucunda(kronik) yada travma sonucunda (akut) yırtılabilir.

Omuz yırtığı hangi yaş gruplarında görülür?
Aşırı kullanım ve travmaya bağlı yırtıklar genellikle sportif yaralanmalarda oluşur ve genellikle genç hastalarda görülür. Yaşlanma ile omuz kası içindeki yağ oranı artar. Tendondaki yağlana uzun süreli sıkışma ile daha kolay yırtık oluşmasına neden oluşmasına neden olur. 45 yaş sonrasında daha sık görülür, 70 yaş sonrasında neredeyse her kişide olabilir.

Omuz yırtığının belirtileri nelerdir?
Omuz sıkışma bulgularına ek olarak gece ağrıları eklenir ve kas gücü kaybı görülür. Hasta kolunu yana ve yukarı kaldırmakta güçlük çeker. Özellikle geceleri şiddetli ağrı olur. Hastalar genellikle omuz üzerine yatmakta güçlük çekerler.

Omuz yırtığı teşhisi nasıl konur?
Fizik muayene bulguları ile büyük ölçüde tanı konur. Bu hastalardan MR istenerek yırtığı boyutu, kasın ne kadar geride olduğu, kasın kalitesi (yağ oranı fazla mı?) hakkında bilgi alınır.

Omuz yırtığının kaç tipi bulunmaktadır? Yırtığın boyut var mıdır? Bunların tedaviye etkisi var mıdır?
Daha önce bahsettiğimiz gibi bu kas grubu 4 adet farklı kastan oluşuyor. Bunlardan hangisinin veya hangilerinin yırtıldığı önemlidir. Her kas yırtığına göre hastanın şikayetleri ve fizik muayene bulguları değişecektir. Omuz kasın yırtıldıktan sonra geriye ne kadar kaçtığı çok önemsenen bir noktadır. Cerrahi yöntem bu göre belirlenir ve tedavinin başarısı konusunda ön bilgi verir. Kasın geriye çok kaçan hastalarda kapalı ameliyat yapılamayabilir ve kas tam yerine getirilemeyebilir. Bu faktörler hastanın ameliyat sonrasında hareket kabiliyetini ve gücünü etkileyecektir. Omuz kası yarım yada tam olarak yırtılabilir. Bu ayrım da tedavi seçeneklerin değiştirecektir. Yarım yırtıklarda kas çok incelmemiş ise ameliyatsız yöntemler tercih edilebilir. Çok incelmiş olan ama tam kopmamış omuz yırtığının tam yırtık gibi kabul edilip onarılması gereklidir.

Omuz yırtığı nasıl tedavi edilir?
Omuz yırtığı ameliyat ile tedavi edilir. Bu yırtığı kendiliğinden iyileşme yetisi yoktur. Genellikle kemiğe yapışma yerinden koptuğundan tekrar koptuğu yer ile temas edemez ve giderek ayrılır ve geriye kaçar. Bu nedenle ameliyat edilerek tekrar koptuğu yere dikmek gerekir.

Omuz kapalı ameliyatı nasıl yapılır?
Omuz eklemine 2 yada 3 küçük delik açılarak girilir. Özel aletler ve dikişler kullanılarak omuz kas yırtığı kemikten koptuğu yere tekrar dikilir.

Omuz kapalı ameliyatı ne kadar sürer?
Yırtığın boyutu ile ilgili olmakla birlikte 1-1.5 saat sürer. Omuz Yırtığı ameliyatı sonrasında rehabilitasyon nasıl yapılır? Kol askısı yaklaşık 4 hafta kullanılır. Ameliyat sonrasında harekete hemen başlanır. Yırtığı boyutuna ve ameliyat içindeki bulgulara göre hareketler planlanır.
Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları
Ön çapraz bağ, diz içinde üstteki kemikten(femur) alttaki kemiğe(tibia) arkadan öne ve dıştan içe doğru uzanan yaklaşık 31-38mm’lik bir bağdır.



Ön Çapraz Bağ Fonksiyonu Nedir?
Dizin dışa-içe doğru kaymasını engeller, dıştan ve içten gelen kuvvetlere karşı koyar, ani durmada dizin öne gitmesini engeller. Aynı zamanda ön çapraz bağ derin duyu lifleri taşır. Dize farklı yönlerden kuvvet geldiğinde bunu hissedilerek dengeleme imkanı verir.

Ön Çapraz Bağ Hangi Mekanizmalar ile Kopar?
Genellikle kontak sporlar (futbol ,basketbol) sırasında ve ayak sabit iken dışa dönme hareketi sırasında yaralanır. Ya da diz bükük iken gelen darbeler sonucunda oluşur. Spor yaralanmaları dışında trafik kazası ya da yüksekten düşme gibi travmalar ile de oluşabilir. Bireysel yapılan sporlar içinde ise en sık olarak kayak esnasında yaralanır.

Belirtileri Nelerdir?
Yaralanma sırasında ses duyulabilir. Şiddetli şişlik eşlik eder. Hareketler kısıtlı ve ağrılıdır. Diz içindeki sıvı kan içerikli sıvıdır. Maç esnasında oldu ise hasta ma devam edemez. Akut evre geçtikten sonra dizde boşalma ve güvensizlik hissi duyulur. Yaralanma esnasında menisküs yırtıkları ve kıkırdak yaralanmaları eşlik edebilir.

Tanı Nasıl Konur?
Yaralanmanın yeni olduğu dizlerde tanıyı koymak şişlik ve ağrının fazla olması nedeniyle zordur. Bu nedenle gerekli tedavileri yaptıktan yaklaşık 10 gün sonra tekrar muayene etmek gerekebilir. Yaralanmanın oluş mekanizması ve fizik muayene büyük oranda tanının konulmasını sağlar. Direk grafi yaralanma sırasında kırığın olup olmadığı araştırılır. MR ile birlikte bağın durumu ve ek yaralanmaların olup olmadığı araştırılır.

Tedavi Nasıl Gerçekleştirilir?
Öncelikle bilinmesi gereken bu bağın kendiliğinden iyileşemeyeceğidir. Tedavisi mutlaka cerrahidir. Cerrahi esnada bu bağ onarılarak uç uca dikilmez. Alttaki ve üstteki kemiğe uygun tüneller açılarak bağ yerine geçecek tendon bağın orjinal yerleşimine uygun olacak biçimde yerleştirilip sabitlenir. Bağ yerine geçecek olan tendon hastanın vücüdundan alınabileceği gibi insan kaynaklı (kadavradan alınan) tendon da kullanılabilir. Bu tendon dizin iç yanından alınabileceği gibi dizin ön tarafından hazırlanan kemikli bir parça da kullanılabilir. Tedavide kullanılan tendonun tipine ve bu tendonun tespitinde kullanılan materyallere göre cerrahi tipler değişmektedir. Her yöntemin birbirine üstünlüğü bulunmaktadır. Hastaya göre seçim yapılır.

Hangi Hastaya Cerrahi işlem Önerilir?
Hasta sedanter yaşayan ve spor yapma amacı bulunmayan bir hasta ise diz çevresi kaslar güçlendirilerek ön çapraz bağa olan ihtiyaç azaltılır. Böylece hasta normal hayatına döner. Hasta kontak sporlar dediğimiz futbol, basketbol,tenis gibi sporlar yapamaz fakat düz koşu yapabilir. Eğer hasta spor yapmak istiyor ise ya da profesyonel olarak spor yapıyor ise hastaya mutlaka cerrahi önerilmelidir. Ön çapraz bağı olmayan hasta spor yapmaya devam ederse dizinde yeni yaralanmaların olması yüksek ihtimaldir.

Ön çapraz bağ kopan bir hasta ameliyat olmaz ise ne gibi sorun yaşar?
Uzun süreli ön çapraz bağın olmaması hastada menisküs yırtığı oluşmasına neden olabilir.

Ameliyatın Hedefi Nedir?
Hastadaki güvensizlik hissinin ve buna bağlı olan ağrının giderilmesi sağlanır. Hedef hastanın tekrar spora dönmesidir. Bununla birlikte ön çapraz bağ haricinde başka bir yaralanma (kıkırdak hasarı-menisküs yırtığı) varsa bunların tedavisi yapılır.

Ameliyat Sonrası Dönem Nasıldır?
Hastanede kalış süresi 1 gecedir. Hastaya 90 dereceye kadar hareket imkanı hemen sağlanır. 6 haftadan sonra tam yük vererek yürümesine izin verilir. Düz koşuya 3. ayda başlanırken spora dönüş 6 aydır. Rehabilitasyon program hastaya, kullanılan tendon ve tesbit materyallerine göre değişiklik gösterebilir.

Ön çapraz bağ ameliyatını olan hasta çalışma hayatına ne zaman döner?
Masa başı çalışan bir hasta 1 ay sonra çalışmaya başlayabilir. Fakat bedenen çalışan bir kişi 2 ay sonra çalışmaya başlayabilir.

Ön çapraz bağ ameliyatının maliyeti nedir?
Hastanın sahip olduğu sağlık güvencesine göre değişmektedir. SGK tarafından ödenmeyen malzemeler bulunmaktadır. Özel sigorta ile malzeme sorunu oluşmamaktadır.

Menisküs Yırtıkları Nasıl Oluşur? Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?
Menisküs yırtıkları ,menisküs dokusu diz ekleminde iki kemik arasında bulunan şok emici özelliği bulunan özel bir dokudur. Diz ekleminde iç ve dış olmak üzere iki adet bulunur. Bu dokunun damar ve sinir iletimi yoktur. Menisküs dokusunun damar yapısına göre beyaz-beyaz, beyaz-kırmızı ve kırmızı-kırmızı olarak isimlendirdiğimiz üç kısmı vardır. Beyaz-beyaz ve beyaz-kırmızı olan bölümlerinin iyileşme yeteneği bulunmamaktadır.

Menisküs Yırtıkları Belirtileri Nedir?
Özellikle merdiven inip-çıkma ve çömelme esnasında yırtığın olduğu tarafta ağrı oluşur. Dizde şişlik, kilitlenme ve yanma eşlik edebilir. Kilitlenme oluşması menisküsün yırtılarak eklem içine doğru yer değiştirmesi ile oluşur.

Menisküs Yırtıkları Nasıl Olurşur?
Oluş mekanizması gençlerde ve yaşlılarda farklıdır. Gençlerde menisküsler spor yaralanması gibi ciddi bir travmayla oluşur. Bu yaralanmalarda menisküs yırtığına bağ ve/veya kıkırdak yaralanmaları eşlik edebilir. Ileri yaşla birlikte menisküs dokusu özelliğini yitirerek dejenere olur. Böylece ufak travmalarla yırtılabilir.

Tanı Nasıl Konur?
Oluş mekanizması tanıda oldukça yardımcıdır. Öncelikle hikaye dinlenmeli ve ayrıntılı fizik muayene yapılmalıdır. Bunların sonucunda tanı büyük oranda konabilir. Menisküs yaralanmalarında en güvenilir tanı yöntemi MR’dır. MR ile hem menisküs hem de diğer yapılar değerlendirilir. MR ile büyük ölçüde tanı kesinleştirilir.

Menisküs yırtıklarında ameliyatsız tedavi seçeneği var mıdır?
Tam olmayan menisküs yırtıklarında ve yaşlılığa dejeneratif yırtıklarda ameliyatsız tedaviler uygulanabilir. Eklem içi enjeksiyon , ilaç kullanımı ve fizik tedavi ile ağrılar azaltılabilir.

Menisküs yırtıklarında cerrahi tedavi seçenekleri nelerdir?
İki farklı cerrahi yöntem bulunmaktadır: (1) Menisküsün alınması (menisektomi). (2) Menisküs onarımı Menisküs yırtığının iyileşme potansiyeli zayıftır. Bu nedenle her menisküs yırtığı onarılmaz. İyileşme olasılığı düşük olan yırtıklar yırtık bölümün alınması (menisektomi) ile tedavi edilir. Bu yöntemde menisküs dokusu azalır ve fonksiyonunu yapamaz. 20 sene gibi sürede dizde kireçlenme (osteoartrit) oluşabilmektedir. İyileşme olasılığı yüksek olan yırtıklarda dikiş konarak menisküs onarımı yapılır. Menisküs onarımı sonrasında rehabilitasyon süreci bulunmaktadır.

Menisküs onarımı sonrasında iyileşme ne zaman oluşur?
Ameliyattan sonra 6 hafta süre ile hasta iki koltuk değneği ile yarım yük vererek yürür. Egzersizler başlanır. 6 hafta sonunda tam yük vermeye geçilir. Düz koşuya 3 ay sonra başlanır.

Menisküs alınması sonrasında normal hayata dönüş ne zaman sağlanır?
4 hafta içinde tamamen normal hayata dönüş sağlanır.

Menisküs onarımı fiyatı nedir?
Onarım için kullanılan özel dikişler SGK tarafından ödenmez. Sadece özel sağlık sigortası tarafından ödenmektedir. Bu nedenle SGK’lı hastalarda malzeme maliyeti de ameliyat ücretini etkilemektedir.

Güncel Kırık Tedavisi Prensipleri:
Kırık; kemiğin bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar düşük enerjili yaralanmalar (ayak bilek burkulması, spor yaralanması gibi) yada yüksek enerjili yaralanmalar (trafik kazası, ateşli silah yaralanmaları, yüksekten düşme gibi) ile oluşabilir.


Kırıkların bulguları nelerdir?
En önemli bulgu ağrıdır. Bununla birlikte morarma , şişlik, eklemleri hareket ettirememe ve deformite görülebilir.

Kırıkların tedavisi nasıl yapılır?
Bazı kırıklar hareketsiz bırakılması ile sorunsuz iyileşir. Bu durumlarda alçı yaparak iyileşmeyi sağlıyorum. Bazı kırıklarda kırık uçlarını uygun pozisyona getirmek gerekli olur. Bu işlem yapıldıktan sonra alçı ile tedavi olabilir. Diğer bir yöntem ameliyat ile tedavidir. Bazı kırıkların tedavisi sadece cerrahidir.

Kırıkların nasıl sorun yaratabilirler?
Eğer kırık eklemi ilgilendiren bölgede ise ileri dönemde bu eklemde osteoartrit yani kireçlenme oluşabilir. Bacaklarda kırık oluşur ise bacakta kısalma, yürürken topallama oluşabilecek diğer sorunlardandır.

Her kırık iyileşir mi (kaynar mı) ?
Hayır her kaynamaz. Kırık iyileşmesinin oranları her kemik kırığına ve yerine göre değişir.

Ameliyat yapılan her kemik kaynar mı?
Ameliyat edilmesi kırık kaynamasının %100 olmasını sağlamaz. Yani her opere edilen kırık iyileşmez.

Kırıkların ameliyatları hemen yapılmalı mı?
İdeal olan kırık ameliyatlarının ilk 24 saat içinde yapılmasıdır. Kliniğimizde bu kuralı genellikle uyguluyoruz. Fakat hastaya bağlı sağlık soruları nedeniyle yada şiddetli şişlik gibi nedenlerle beklemek zorunda olduğumuz durumlar olabilir.

Kırıklar hayatı risk oluşturabilir mi?
Evet. Özellikle pelvis kırıkları gibi yüksek enerjili kırıklar hayati risk oluştururlar. Yaşlı hastalarda evde basit düşme ile oluşan kalça kırıkları da hastalarda hayati risk oluşturabilir.

Güncel kırık tedavisinin hedefleri nelerdir? Nasıl Özetlenebilir?
Güncel tedavide kırık iyileşmesi sağlanırken diğer taraftan eklem hareketleri sağlanmalı ve kas gücü arttırılmalıdır. Bu nedenle kırıkları ortopedik implantlar ile sabitlendikten sonra hastalara alçı yapmayarak harekete başlıyoruz ve üzerine basabilecek duruma getiriyoruz. Böylece hastayı rehabilite ederken bir yandan da kırık iyileşmesi devam ediyor.
Diz kapağı çıkığı ya da patella çıkığı nedir?
Diz kapağı çıkığı , kemiği uyluk (femur) kemiğinin oluğu ile eklem yapar. Diz kapağı kemiğinin bu oluğun dışına çıkması ile oluşur.



Diz kapağı (patella) çıkığı neden ortaya çıkar?
Genellikle doğuştan getirilen özellikler nedeniyle diz kapağı kemiğinin eklem uyumu bozuktur. Diz kapağının içene oturduğu oluk sığ olabilir, diz kapağı kemiğinin dışa çıkmasını önleyen bağ gevşek olabilir yada tüm bacağın dizilimi bozuk olabilir.

Diz kapağı (patella) çıkığı nasıl ortaya çıkar?
Yukarıda konu edilen kolaylaştırıcı nedenleri bulunan hastaların ayakları yerde sabit iken içe doğru dönmeleri sonucunda diz kapak kemiği dışarı doğru çıkar. Basit bir hareket ile tekrar yerine oturduğundan hasta dizinde birden bir ağrı olduğunu ve yere düştüğünü belirtir. Yerine tekrar girdiğinden ilk gören hekim fark etmeyebilir.

Diz kapağı (patella) çıkığı oluştuğunda neler yapılmalı?
Diz kapak kemiği çıktığında hasta dizini uzatması ile büyük olasılıkla yerine oturur. Eğer hala çıkık ise basit manevra ile doktor tarafından yerine konacaktır. Şişlik fazla olması nedeniyle soğuk uygulama yapılmalıdır. Diz kapak kemiğini merkezde durmasını sağlayan dizlik kullanılmalıdır. Genellikle alçı uygulaması tercih edilmez.

Diz kapağı (patella) çıkığının belirtileri nelerdir?
Diz kapağı çıkan kişide şiddetli ağrı ve şişlik oluşur. Dizin ön tarafında ağrı fazladır. Dizini kıvırma ile ağrı artar. Yürümekte zorlanabilirler.

Diz kapağı (patella) çıkığı tanısı nasıl konur?
Fizik muayene ile tanı konulabilir. Hala çıkık pozisyonda ise doktor muayenesi ile fark edilir ve yerine konulur. Yerinde duran bir diz kapağı varsa tekrar çıkma eğilimi muayene sırasında testler ile değerlendirilir. Bununla birlikte rontgen, tomografi ve MR ile değerlendirmeler yapılır. Burada diz kapağı kemiğinin yapısı, eklem yaptığı oluğun derinliği ve iç taraftan dışa çıkmasını engelleyen bağın(medial patellofemoral ligament) durumu incelenir.

Diz kapağı (patella) çıkığının tedavisi nasıl yapılır?
İlk çıkık oluşan hastalarda eğer çıkık yerine konduktan sonra yarı çıkık şeklinde durmaya devam etmiyor ve eklem içinde kıkırdak kırığı yok ise ameliyat edilmeden dizlik ile takip edilirler. Çıkık olması için kolaylaştırıcı faktörleri bulunan hastalarda büyük olasılıkla tekrar çıkıklar yaşanacaktır. Anatomik özellikleri nedeniyle çıkık oluşan hastalara ilk çıkık olduğunda ameliyat önerdiğimizde genelde kabul edilmemektedir. Fakat bu hastalar tekrarlayan çıkık yaşamaya devam ederler ve tekrar başvururlar.

Diz kapağı (patella) çıkığı cerrahi tedavisi nelerdir?
Diz kapağı çıkığı cerrahi tedavisinde çıkık oluşturacak tüm faktörler incalenmeli ve bulgulara göre ameliyat planlanmalıdır. Burada patella kemiğinin yapısı, oluğun derinliği, bacakta dizilim sorununun olup olamadığı, içte bulunan bağda hasarın olup olmadığı ve patellar tondonun yapışma yerinin nasıl olduğuna dikkat edilir. Bu ameliyat teknikleri çok çeşitlidir. Bazen bu yöntemlerin bir kaçı birlikte yapılır. En sık kullanılanları: Trohleaplasty: Uyluk kemiğindeki oluğun derinleştirilmesidir. Kıkırdak doku kaldırılıp korunur ve alttaki kemik doku azaltılarak kıkırdak doku tekrar kemik üzerine konur. Kıkırdak hasar gördüğünde ciddi sorunlar oluşur. Patellar tendonun yapışma yerinin dışa alınması ile diz kapak kemiğinin dışa doğru iten kuvvetler azaltılır. MPFL rekonstrüksiyonu: Medial patellofemoral ligament (MPFL) diz kapağının dışa çıkmasını önleyen en önemli bağdır. Başka bölgeden alınan tendon ile diz kapak kemiği dışa çıkarken zedelenen bu bağ tekrar oluşturulur. Böylece dışa çıkması engellenir. Diz kapak çıkığı için en sık uygulanan yöntemdir.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu nasıl yapılır?
Hastanın dizi artroskopik olarak (kapalı) değerlendirilir. Gerekli görülür ise dış taraftaki bağ (lateral retinakulum) gevşetilir ve patella altındaki kıkırdak temizlenir. Dizin iç bölümünden alınan bir tendon(greft) diz kapağı kemiği ile uyluk kemiğindeki tutunma yerlerine sabitlenerek zarar gören bağ yerine görev yapması sağlanır. Diz kapağı kemiğine bir tünel açılır. Bu tünel içine sabitlenen tendonun diğer tarafı femur kemiğindeki izometrik yerine sabitlenir.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu sonrasında nasıl bir rehabilitasyon uygulanır?
Hasta ameliyat sonrasında bir dizlik ve 2 koltuk değneği ile basarak yürür. Dizi bükmeye kısmen izin verilir ve her 2 haftada bir dizi bükme derecesi arttırılır. 6 hafta sonunda dizlik ve koltuk değneği kullanılmadan normal yürüyüşe başlanır.

Diz kapağı (patella) çıkığında MPFL rekonstrüksiyonu başarısı nasıldır?
Sonuçları çok iyidir. Tekrar çıkık olması önlenir. Fakat diz kapağı kemiği altında kıkırdak hasarı oldu ise hastanın ağrı şikayeti olabilir.

Distal Femoral Osteotomi
Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. Diğer görülen bozukluk “X bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin dış tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin dış tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin dış bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “X bacak” deformitesi yada Genu Valgum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.




“X bacak” deformitesi yada Genu Valgum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?
Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.

Distal Femoral osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?
Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?
Distal Femoral osteotomi ile dizin üzerindeki kemikte (femur) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin dış tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.



Distal femoral osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?
Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?
Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?
Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?
Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Distal femoral osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?
Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir. Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur? Kemikteki iyileşme 2 ay civarında oluşacaktır.

Yüksek kiloya sahip olmak distal femoral osteotomi ameliyatına engel mi?
Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “x bacak” deformitesi varsa distal femoral osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?
Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.


“X bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için distal femoral osteotomi uygulanabilir mi?
Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

“X bacak” deformitesi olan iki farklı hastaya iki farklı yaklaşımı aşağıda görebiliriz;
Belirgin “X bacak” deformitesi olan hasta diz ağrısı nedeniyle başvurdu. Yaşı 35 olan ve dizinde kireçlenme bulunmayan hastaya distal Femoral osteotomi ameliyatı yapılmıştır. İleri derece “x bacak” deformitersi olan 60 yaşındaki hastamızın her iki dizinde belirgin kireçlenme olması nedeniyle aynı seansta iki taraflı total diz protezi yapılarak basma doğrultusu düzeltilmiştir.

Yüksek Tibial Osteotomi
Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. En sık görülen bozukluk “O bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin iç tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin iç tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin iç bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “O bacak” deformitesi yada Genu Varum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.

“O bacak” deformitesi yada Genu Varum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?
Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.


Yüksek tibial osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?
Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?
Yüksek tibial osteotomi ile dizin altındaki kemikte (tibia) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin iç tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?
Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?
Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?
Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?
Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?
Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur?
Kemikteki iyileşme 2 ay civarında oluşacaktır.

Yüksek kiloya sahip olmak yüksek tibial osteotomi ameliyatına engel mi?
Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “o bacak” deformitesi varsa Yüksek tibial osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?
Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.

“o bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için yüksek tibial osteotomi uygulanabilir mi?
Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

Yüksek tibial osteotomi yapılması daha sonraki zamanda diz protezi yapılmasını zorlaştırıyor mu?
Daha sonra diz protezi olmasını kesinlikle zorlaştırmaz.

“O bacak “ yada “genu varum” bulunan üç farklı hastaya üç farklı yaklaşımı burada görebiliriz;
1-) Basma doğrultusunun dizin iç tarafından geçen ve eklemde yıpranmanın yada kireçlemenin olmadığı hastamız 2 yıldan beri geçmeyen ve tanı konamayan diz ağrısı şikayeti ile başvurdu. Diz MR’ında menisküsünde tam kat olmayan yırtık mevcut idi. Yapılan uzunluk grafisinde “o bacak” yada “genu varum” deformitesi tanısı konularak yüksek tibial osteotomi ameliyatı yapıldı. Ameliyat sonrasında hastanın ağrıları neredeyse tamamiyle sonlandı.


2-) Bu hastamızda dizinde “o bacak “ yada “genu varum” deformitesi ile birlikte dizin sadece iç tarafında osteoartrit yani kireçlenme mevcut idi. Kıkırdak yıpranması fazla olması nedeniyle yarım diz protezi yapılarak hem yıpranan kıkırdak metalik yüzey ile değiştirildi hem de basma doğrultusu düzeltildi.


3-) Bu hastamızda “o bacak” deformitesi belirgin şekilde izleniyor. Hastanın yaşının 65 üzerinde olması, dizdeki kireçlenmenin çok ileri düzeyde olması nedeniyle bu hastamıza iki taraflı total diz protezi ameliyatı uygulandı. Hem yıpranan diz metalik yüzey ile değiştirildi hem de basma doğrultusu düzeltildi.


Distal Femoral Osteotomi

Basma doğrultusu yükün hangi doğrultuda aktarıldığını göstermektedir. Basma doğrultusundaki bozukluklar diz ekleminde dengesizlik yaratarak aşınma ve yıpranmanın (kireçlenme) oluşmasına neden olmaktadır. Doğru basma doğrultusunda, kalça merkezinden ayak bilek merkezine çizilen çizgi dizin tam ortasından geçmesidir. Bu şekilde olduğunda dizin iç tarafı ile dış tarafı neredeyse eşit yük taşır. Diğer görülen bozukluk “X bacak” denilen basma bozukluğudur. Bu bozuklukta basma doğrultusu dizin dış tarafından geçer. Yani yükün büyük bölümü dizin dış tarafında taşınır. Bu yüksek bası dizin dış bölümünde menisküs yırtılması ve kıkırdak yıpranması yaratır. “X bacak” deformitesi yada Genu Valgum hastaların doğuştan getirdiği diz yapısıdır. Fakat bazı hastalarda bu deformite ilerler ve eğrilme giderek artar. Bu durumda dizin iç bölümündeki mesafe azalırken dış bölümündeki aralık artacaktır.

“X bacak” deformitesi yada Genu Valgum olan hastalar ne zaman doktora başvururlar?

Bu hastalar genellikle 35-45 yas grubu arasında diz ağrısı ile başvuruyorlar.

Distal Femoral osteotomi ameliyatı öncesinde hangi tetkikler istenir?

Diz ağrısı nedeniyle başvuran hastanın öncelikle diz MR’ı değerlendirilir. Sonrasında uzunluk grafisi (ortoröntgenografi) istenir. Burada yapılan hesaplamalar ile ameliyat gerekliliği ortaya konur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı nasıl yapılır?

Distal Femoral osteotomi ile dizin üzerindeki kemikte (femur) bir kemik kesisi (kontrollü kırık) yapılır. Basma doğrultusu uygun yerden geçene kadar kemik kesisi açılarak basma aksı düzeltilir. Sonrasında düzeltildiği şekilde kaynamasını sağlamak için vida ve plaklar ile sabitlenir. Kemik uçlarında fazla açılma olur ise (bu durum ileri düzeltmelerde oluşur) araya başka bölgeden alınan hastanın kendi kemiği konulabilir. Bu ameliyat ile dizin dış tarafına binen yük alınarak diğer tarafa aktarılır. Böylece bası altında kalan dizin iç bölümündeki kıkırdak üzerinden bu basınç kaldırılmış olur. Bu yükün azaltılması kıkırdaktaki yapranmanın yani kireçlenmenin azalmasını sağlar. Bu ameliyat esnasında dize kapalı yani artroskopik olarak girilir. Dizin içinde menisküs yırtığı yada kıkırdak sorunu varsa bunun tedavisi yapılır. Bu işlem kısa sürer ve hastaya fazladan bir ağrı oluşturmaz.

Distal femoral osteotomi ameliyatı hastaya ne kazandırır?

Hastanın şiddetli ağrısının geçmesini sağlar. Hastanın diz protezi ameliyatına gidişini tamamen durdurur yada önemli ölçüde yavaşlatır. Hastanın kendi dizini daha uzun yıllar kullanmasını sağlar. Diz protez ameliyatı ile oluşabilecek komplikasyonlardan korur.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında diz hareketleri etkilenir mi?

Hayır etkilenmez. Diz hareketleri tam olarak yapılabilir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında fizik tedavi gerekli olur mu?

Egzersizler ameliyattan hemen sonra başlanır. Eklem hareketlerinde ve kas gücünde istediğimiz seviyeye gelemiyorsak fizik tedavi almak gerekir.

Distal femoral osteotomi ameliyatı sonrasında ne zaman yürüyüşe başlanır?

Ameliyatın ertesi günü hasta ayağa kaldırılır ve yürüteç ile yarım yük verilerek yürümesi sağlanır.

Distal femoral osteotomi ameliyatı aynı anda iki taraflı yapılabilir mi?

Yüksek kilosu olmayan hastalarda aynı anda iki taraflı yapılabilir. Yüksek tibial osteotomi ameliyatı sonrasında kemikteki iyileşme ne zaman olur?

Yüksek kiloya sahip olmak distal femoral osteotomi ameliyatına engel mi?

Hayır değil. Morbit obezite haricinde yapılabilir. Komplikasyon oranını arttırabilir.

Dizin iç bölümündeki kıkırdakta ileri düzeyde kayıp (kireçlenme) ile birlikte “x bacak” deformitesi varsa distal femoral osteotomi ameliyatı yapılabilir mi? Başka seçenek var mı?

Yaşı genç olup sadece dizin bir bölgesinde kıkırdak kaybı olan (kireçlenme) hastalarda diğer bir seçenek yarım (kısmi) diz protezidir. Bu ameliyatlardan hangisi yapılmalı kararı hastaya ve beklendilerine göre verilebilir. Yaşı 50’nin altında olanlarda benim kararım yüksek tibial osteotomi yapılmasıdır.

“X bacak” deformitesi olmayan fakat dizin iç tarafından kireçlenmesi olan hastalar için distal femoral osteotomi uygulanabilir mi?

Normal basma doğrultusu olan dizlerde de dizin iç bölümü dış tarafa göre daha çok yükü taşır ve bası altındadır. Yaşı genç olan hastalarda proteze gidişi yavaşlatmak amacıyla yüksek tibial osteotomi yapılabilir.

Distal femoral osteotomi yapılması daha sonraki zamanda diz protezi yapılmasını zorlaştırıyor mu?

Daha sonra diz protezi olmasını kesinlikle zorlaştırmaz.

“X bacak” deformitesi olan iki farklı hastaya iki farklı yaklaşımı aşağıda görebiliriz;

Belirgin “X bacak” deformitesi olan hasta diz ağrısı nedeniyle başvurdu. Yaşı 35 olan ve dizinde kireçlenme bulunmayan hastaya distal Femoral osteotomi ameliyatı yapılmıştır. İleri derece “x bacak” deformitersi olan 60 yaşındaki hastamızın her iki dizinde belirgin kireçlenme olması nedeniyle aynı seansta iki taraflı total diz protezi yapılarak basma doğrultusu düzeltilmiştir.

Kıkırdak zedelenmeleri
Kıkırdak eklem yüzeyinde kayganlığı sağlayan ve yükü taşıyan en önemli dokudur. 1 cm’in üzerinde oluşan kıkırdak lezyonlarının semptom verdiği ve osteoartrite(kireçlenme) gidişi hızlandırdığı görülmüştür. Vücüdumuzun yeniden normal hiyalin kıkırdağı üretme yetisi yoktur. Yapılan bazı tedavi yöntemleri de göstermiştir ki hyalin kıkırdağın 3 boyutlu normal histolojisinde (hücresel olarak tamamiyle aynı) tedavi etmek mümkün olmamıştır.



Mozaikplasti nedir?
Hastanın kendisinden, canlı kıkırdak ve altındaki kemik ile birlikte alınan silindir şeklindeki dokunun hasarlı alana nakledilmesidir. Genellikle dizden alınan doku dizin yük taşıyan alanına yada ayak bileğindeki kıkırdak defektine nakledilir.

Mozaikplasti kimlere uygulanabilir?
40 yaşının altındaki hastalarda 1-4cm² arasındaki 10mm’den derin olmayan kıkırdak lezyonlarında uygulanabilir.

Mozaikplasti tekniği nasıldır?
Kıkıdak defektinin olduğu alan sağlam kıkırdağa kadar temizlenir. Kıkırdak defekti ölçülerek defektin kapatılması için ne kadar ve hangi boyutta greftin gferekli olduğu hesaplanır. Hastanın dizinde yük taşımayan alanda bulunan kıkırdak, mozaikplasti için geliştirilmiş özel kesici ve çakıcılar ile alınır. Hasarlı alana özel aletler ile tüneller açılır. Alınan silindir şeklindeki kıkırdak ve kemik doku hazırlanan tünellere sıkıştırılarak yerleştirilir.

Mozaikplasti sonrasında rehabilitasyon nasıl yapılır?
Ameliyatın ertesi günü hasta koltuk değneği ile ayağa kaldırılır. 4 hafta yük verilmez. Sonrasında 4 hafta yarı yük verilerek yürütülür. Hemen harekete başlanır ve kas güçlendirme yapılır.

Mozaikplasti ile yerleştirilen doku ne zaman iyileşir?
Yerleştirilen doku 8-12 hafta içinde kemiğe kaynaması beklenir. Konulan doku ile sağlam kıkırdak arasında birleşme olmaz. İkisinin arasında fibröz bir doku bulunur. Dokunun alındığı saha fibröz kıkırdak denilen bir doku ile dolar.

Mozaikplastinin sonuçları nasıldır?
Hangody ve arkadaşlarının yayınladığı 831 hastalık ve 10 yıllık gözlem sonuçlarında femurdaki lezyonların %92 oranında iyileştiği gösterilmiştir. Tibiadaki lezyonların iyileşmesi %87, patelladaki lezyon iyileşmesi %79 olarak bulunmuştur. (Hangody L : JBJS Am 2004, 86-A Suppl 1:65-72)

Ters Omuz Protezi Nedir? Hangi durumlarda ters omuz protezi uygulanır?
Omuzun normal anatomisinde üst kolda bulunan top şeklindeki eklem yüzeyi ile kürek kemiğinde bulunan çukur yuva bölüm ile eklem yapar (şekil 1). Anatomik Omuz protezleri normal anatomiyi taklit ederek çalışır. Anatomiyi taklit eden total Omuz protezinde çukur yüzeyi oluşturan plastik yüzey ve üst kolda bulunan top şeklindeki metalik baş izleniyor. (Şekil 2) Ters Omuz protezinde metal top şeklindeki baş kürek kemiğinde bulunurken plastik şeklindeki yuva üst kolda kemiğinde bulunur. (Şekil 3) Normal anatominin tersi olması nedeniyle ters Omuz Protezi denmektedir.

Ters Omuz Protezi hangi durumlarda kullanılır?
Rotator manşet normal anatomide omuz eyleminin yerinde durmasına ve omuzun değişik yönlere hareket etmesini sağlar. Rotator manşetin ileri derecede yırtığı bulunan hastalarda omuz eklemi yukarıya doğru yer değiştirir ve kireçlenme başlar. Rotator manşetin olmadığı hastalarda ters Omuz Protezi kullanılarak hareketin deltoid kası tarafından yapılması sağlanır.

Ters Omuz Protezi şu hallerde kullanılır:
Rotator manşetin ileri derecede ve onarılamayacak yırtıkları Rotator manşet yırtığına bağlı gelişen kireçlenme Başarısız olan anatomik total Omuz protezi Çok parçalı üst kol kırıkları

Ameliyat öncesi nasıl bir hazırlık yapılır?
Ameliyat öncesinde kan tetkikleri, akciğer grafisi ve kalp grafisi anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir. Bu cerrahi sinir bloğu yada genel anestezi ile yapılabilir. Genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyata engel durum olmadığı gözden geçirilir. Eğer var ise tedavi edildikten sonra cerrahi planlanır.

Ameliyat sırasında neler yapılır?
Ameliyat süresi 1.5 ile 2 saat arasındadır. Hasta yarı oturur pozisyonda iken cerrahi kesiler yapılır.Ameliyat sonrasında kol askısı ile ameliyathane odasından çıkar. Resim: Rotator manşetin kopmasına bağlı omuz eklem kireçlemesi gelişen bir hastamda uyguladığım ters omuz protezi röntgen görüntüsü

Ameliyat sonrası neler yapılır ve ne zaman taburcu edilir?
Hasta ameliyat sonrasında kol askısı kullanır. Ameliyat sonrasındaki ilk gün omuz hareketleri başlanır. Bir yada iki gece hastanede yatırılarak ağrı kontrolü sağlanır. Yara bakımı gün aşırı yapılır ve 15. Gün dikişler alınır. Her 2 haftada bir rehabilitasyon programı artırılır.

Ameliyat sonrası normal hayata dönüş ne zamandır?
Ters Omuz protezinde kemik yada tendon iyileşmesi beklenmediği için daha hızlı rehabilite edilir. Bu nedenle normal hayata dönüş daha hızlıdır. Yaklaşık 4-6 haftada hasta normal yaşantısına kavuşur. Ters Omuz Protezi cerrahisi sonrasında hastanın giyinme, yıkanma ve yemek yeme gibi temel ihtiyaçları için 2-3 hafta yardıma ihtiyacı olacaktır. Ameliyat öncesinde baş üzerinde duran gerekli eşyaları kolay ulaşılabilecek yüksekliğe koymak gereklidir. Belli bir süre baş üzeri hareketler yapılamayacaktır.

Ameliyat sonrasında yapılması ve yapılmaması gereken şeyler nelerdir?
Ev egzersiz programı takip edilmeli Kol aşırı pozisyonlarda durmayalım Ağır kaldırılmamalı Sandalye kenarından yukarı doğru güç uygulanarak ayağa kalkma yapılmamalı

Ters Omuz protezinin komplikasyonları nelerdir?
Her ameliyatta olduğu gibi kanama ve enfeksiyon olası bir sorundur. Ayrıca aşınma, gevşeme ve çıkık oluşması halinde tekrar cerrahi gerekli olacaktır.

Ters Omuz protezinin uzun dönem sonuçları nelerdir?
İyi bir rehabilitasyon sonrasında hastalar kolunu omuz hizasına kadar kaldırabilir ve baş üzerine direklerini tam bükerek erişebilirler. Ağrı kontrol etmede ters Omuz protezleri oldukça etkili olup halen uzun dönem sonuçları bilinmemektedir.

Aybars Tekcan

Beni Takip Edin

Uzmanlıklarım

  • DİZ
  • OMUZ
  • KALÇA
  • AYAK BİLEĞİ

Çalışma Saatlerim

  • Pazartesi 8.30 - 17.00
  • Salı 8.30 - 17.00
  • Çarşamba 8.30 - 17.00
  • Perşembe 8.30 - 17.00
  • Cuma 8.30 - 17.00

Copyright © Aybars Tekcan 2022-2022. Tüm Hakları Saklıdır
by Cem Özbey